Aylık Arşiv: Temmuz 2007

Hafta Sonundan..

Eriyoruz.. Oyle boyle degil. Benim yillardir mini bir buzdolabi olarak tasvir ettigim evim bile yandi cayir cayir bu hafta sonu! Bir elimde, super-yeni icadim olan soguk su puskurten “fis fisim”, diger elimde buzz gibi muhtelif iceceklerim (su, limonata, uzum suyu, bira..) kendimi bir koltuguma, bir kanapeme atarak gecirdim hafta sonumu..! Bir taraftan disari cikmak istegiyle, bir taraftan da sicaktan yanip tutusunca uzun suredir ilk defa durduk yere bas agrilarim vucuda geldi! Gunde 2 agri kesici ile ayakta kalabildim..

Evde olmanin avantajini kullanayim bari diyerek evi temizledim, camasirlari yikadim. Malumunuz 2 gun sonra en az 5 aylik bir sure boyunca 2 gun su alip, 2 gun susuz kalacagiz! Bu nasil istir bilemiyorum. Allahtan yalniz yasayan, evde yemek yapmayan biriyim. Coluklu cocuklu, kalabalik aileler icin inanilmaz zor bir donem olacak! Bu yuzyilda hala elektrik ve boyle uzunn sureli su kesintileri yasiyoruz ya.. “Yuh” diyorum en vurgulusundan. Amerika’da 3 saat elektrik kesildiginde neler oldugunu hatirlarsiniz sanirim. Biz calistigim kurumda “Olagandisi Durum Planlari” ya da “Acil Eylem Planlari” calismalari yapariz. Her sene bir sonraki yil icindeki muhtelif bir olagandisi durumu ele alarak onlemini maksimum seviyede alabilmek icin strateji gelistiririz. Buyuk Sehir Belediyesinin sanirim vizyon, ileriyi gorme, strateji gelistirme, calisma, zamanlama, hizmet konularindan haberi yok pek! Diyecek cok sey var aslinda da daha. Dilimizde biten tuyler sebebiyle susup devam edeyim ben bari kendi hafta sonu hikayeme:)

C.tesi gecesi bir arkadasim bendeydi. 2 sise sarap almistim denemek icin. Ikisi de basariliydi, ama Doluca’nin yenisinin tadina bakin derim ben. Doluca ayrica goruntude de degisiklik yapmis, siseler cok cazip gorunuyor artik:) E sarabin yanina ne gider? Peynir ve kraker tabiki.. Cesitli peynirlerimizden olusan peynir tabagimizla pek mutlu olduk C.tesi gecesi biz..

Tum hafta sonu boyunca ne yedin derseniz peynirden baska -yani sormasaniz da ben soylemeye niyetliyim ya- iste budur efendim: Semizotu!! Vallaha:)) Semizotu, domates, salatalik ve uzerine tulum peyniri! Inanilmaz lezzetli ve saglikli bir salata. Cok az sizma zeytinyagi ilavesi ile keyfini cikarabilirsiniz:)

Bir de Pazar gunu Golbasi’nda soluklandik bir baska arkadasimla 2-3 saat kadar. Patates kizartmasinin  0.90 yeni kurus:)), biranin 2 YTL oldugu bir yerde:)) Hava Kuvvetlerinin dinlenme tesisleri.. Askeriyede para kavraminiz ters-yuz oluyor sahiden, haklisiniz:)

Bu hafta cok plan-program var. Hayat -tum sicak havaya ve olumsuzluklarina ragmen- guzellesiyor mu ne??

Ev Sorunsali…

Su an oturdugum evde tami tamina 14. -on dorduncu- yilimi dolduracagim Eylul basinda! Inanilmaz geldi birden. Istanbulda iki evimiz olmustu; Bakirkoy ve Nisantasi’nda. Sonra okulu kazanip Ankara’ya geldim ve neredeyse diger iki evimde oturdugumdan daha fazla bir zamandir buradayim.. Ben ki bagliliklar konusunda biraz sikintili, cabuk bogulan ve kipirdanan biri iken huzursuzca, simdi gecen 14 yili dusundukce bu eve baglanmis, farklilik deneyememis, gidememis oldugumu buyuk bir saskinlikla goruyorum.

Her gidisimde donecek bir yerimin olmasi, cebimde bir anahtarimin olmasi cok guzel ve guven verici tabi, kabul ediyorum. Ama artik degisimin vakti gelmis de geciyor sanirim: Ben evimi degistirmek istiyorum artik!

Gonul istiyor tabi ki bufotograflardaki gibi sarmasiklar, begonvillerle cevrili duvarlari, balkonunda saksi saksi cicekleri olan beyaz badanali bir evim olsun. O balkonda sabah kahvaltilari yapayim dostlarimla keyifle, sabah gazetemi okuyayim bir fincan kahvem esliginde. Onundeki verandada gun batimi saatlerinde sallanan koltugumda oturarak en sevdigim kitaplari tekrar tekrar okuyayim; not alayim sevdigim cumleleri, kisa anekdotlar kaydedeyim bir gun bir yerde kullanmak uzere, guzel bir aksam guzel ve kaliteli, ama mutlaka kirmizi bir sarap esliginde okuyayim sevdigim insanlara beni etkileyen satirlardan alintilar o guzel sesimle:)

From-Kas

Diyorum ki ben evimi degistireyim artik. TeBDil-i mekanda ferahlik vardir belki. Ulke degistirmekten, sehir degistirmekten daha cesurca yapabilecegim bir sey gibi gorunuyor simdilik. Hep derdim ki “Baba evinden koca evine gitmeden, arada kendi evimde yasamak istiyorum.” Oldu iste! Baba evinden ayrildigimda 18 yasindaydim, kendi evim oldu, duzenim oldu. “Mavi Kutu”m dedim evime; kutu gibi kucucuk, studyo bir ev oldugu ve mavi halilarla kapli oldugu icin.. Artik biraz pembe, biraz turuncu, biraz yesil olsun istiyorum. Maviyi birakmak, gokkusagina gitmek istiyorum. Vazgecilmezim dedigim evimden vazgecmek istiyorum. Vazgecemem dedigim bir suru seyden vazgectigimi saskinlikla gormeye basladigim gunden beri.

Yeni bir ev, yeni halilar, yeni perdeler, bes benzemez tabaklar, dordu de birbirinden farkli kadehler istiyorum. “Istemek basarmanin yarisidir” derdi babam. BASARMAK istiyorum:)

Bir de guzel bir hafta sonu istiyorum; dolu dolu, ilik, hatta serin, sen kahkahalarimizin cinlatacagi bir hafta sonu. Dondurmali, guzel kahvaltili, kizarmis ekmekli, askli, sarilmali, bol opucuklu bir hafta sonu:) HEPIMIZE..

Yola Çıkmak

From-Praha

Böyle loş ışıklı ya da kapkaranlık tünellerden falan geçmem gerekirse eğer, tünelin ucunda nasılsa bir ışık bulacağım inancı ile kendimi daha güçlü hissederim. Böyle düşünmek, bazılarına göre “polyannacılık”, kimilerine göreyse “optimist” bir bakış açısı olarak nitelendirilse de benim direnmemi, karanlıktan korkmadan ayakta durabilme ve yoluma devam edebilme kapasitemi arttırır. Daha dayanılır kılar ayakta kalmamı, sakin sakin nefes almamı, ve devam etmemi. Şimdi yine yollardayız ikimiz: Kendim, bizzat bir kişisel yolculuğa çıktım bir süredir. Ve dün ülkemiz yeni bir döneme adım attı. İkimiz de bir tünelin içindeyiz, yürümeye başladık. Ben o ışığı bulabileceğimizi biliyorum. O ışığa ulaşabilmek için korkmamak, güçlü ve sağlam durmak ve vazgeçmemek gerekiyor. İstikrarlı ve kararlı olmamız lazım. Yardıma da ihtiyacımız var bu sebeple. Çevremizdeki dostlardan, güzel ve iyi insanlardan, yapıcı ve faydalı fikirlerden yararlanmamız lazım. Öfkelerimizi, sıkıntı ve karmaşayı bir kenara bırakmamız lazım. Yola bunlarla çıkarsak eğer, yola çıkmanın ne anlamı kalır ki!!

From-Praha

Bugün böyle çok şey söyleyesim yok. Keyifsiz değilim de burukluk var biraz,  biraz da sıcaktan dolayı mayışmışlık. İçinizdeki çocuğa sarılın, gülümseyin çevrenizdekilere demek istiyorum tüm kalbimle. İNANIN ve lütfen, ama lütfen HEZEYANLAR, büyük çıkışlar yapmamaya özen gösterin yakınınızdakilere de diyorum. Ben, sen, sizler, bizler.. Aydınlıklara çıkmak için yakacağımız ışıklara ihtiyacımız var, her anlamda. Sadece siyasi düşünmeyin! Tüm yola çıkışlar, başlangıçlar için düşünün.. Kendiniz, çocuklarınız, komşunuz, arkadaşlarınız için..

From-Praha

Bir adamla ilgili bir program vardı NTV’de, sanırım cumartesi günü: Maurice Béjart, 20. yy.ın en önemli koreagraflarından biriymiş. Fransız kendisi ve 1984’de islamiyeti seçmiş. Geçenlerde bir festival için geldiği İstanbul’da sunulan dans gösterisinden bazı parçalar seyretme fırsatı buldum ve bayıldım tek kelimeyle. Dans topluluğuna ait resmi web sitesi burada. Seyrettiğim gösteriyi Mevlana yılı sebebiyle sahneye koymuş. Tasavvuf müziği eşliğinde beyazlar giymiş dansçıların gösterisi nefesimi kesti. Hareketlerle, dansçıların el ve kollarını kullanışları ve yüz ifadeleriyle, bakışlarıyla ne çok şey anlatabildiklerinin en güzel örneğiydi izlediğim bu modern dans gösterisi son zamanlarda. İlgilenenler için çok hoş bir keşif diye düşündüm:) Ben çok sevindim de..

Bıraktım

Sad-Dilara

SEN hiç anlamadın

Saatler kurdum sana uyuyakaldın

Ateşkes çoktan bitti

Geçti zannettin dur daha yeni başladım

BıRaKtıM

Seni kopkoyu karanlığında

Darmaduman krallığında

HERŞEYİ YIRTIP ATTIM, KOPARTTIM, KANATTIM

Sen, geçmişi tekrar gördüğünde

Ölmeyen herşey döndüğünde

HATIRLA neler neler yaptın da

Seni BıRaKtıM

Kalk yerinden dolaş biraz

İstersen ONUNLA uzaklaş biraz

Ama acıyla bu kez YÜZLEŞ

Belki iyi gelir OTURUP AĞLA BİRAZ

BıRaKtıM

Seni kopkoyu karanlığında

Darmaduman krallığında

HERŞEYİ YIRTIP ATTIM, KOPARTTIM, KANATTIM

Sen, geçmişi tekrar gördüğünde

Ölmeyen herşey döndüğünde

HATIRLA neler neler yaptın da

Seni BıRaKtıM

Aldığım her nefesle SAVRULDUN, YOKOLDUN

Asla yıkılmaz sandığın

Kalen de VURULDU

Sen şimdi dizlerinin üstünde

İSTEDİĞİN KADAR ÜZDÜM DE

Hatırla neler neler yaptın da

Seni BıRaKtıM

Söz: Özge FIŞKIN

Müzil: Cenk EROĞLU

Diyeceğim, benim N.S’ye yazdığım “Bıraktım” başlıklı satırlara o kadar benziyordu ki!! Dayanamadım.. Söz yazarı ve parçayı seslendiren kişi Özge FIŞKIN, bizim ODTÜ günlerimizde ekipler halinde her Perşembe Manhattan’a taşınmamıza olan grup Fender Blenders’ın muhteşem performanslı solistiydi. Albümünü çıkarmış. Selim tavsiye etmişti, aldım, dinledim. Özellikle buradan lütfen bu parçayı müziği ile berber dinleyin.

Çok güzel bir hafta sonu diliyorum. Benimki bayağı hareketli geçecek zira.. Pazar günü bizim için milletçe unutamayacağımız bir gün olabilir. Lütfen oyunuzu kullanın ve sakın işaretlediğiniz oy pusulasını dışarı doğru katlamayı UNUTMAYIN. İçeri doğru katladığınızda mürekkep diğer partilerin üzerine de bulaşabilir ve oyunuz geçersiz sayılabilir. 1 oy 1 oydur..

Tutkulu İşler Peşinde Ben:)

From-Kas

Ne zaman deniz kenarı bir yere gitsem dayanamıyorum, tekneydi kayıkdı yansımaydı çekmeye başlıyorum:) Belki de birbirinin aynı bir sürü kare’m var bu görüntülere ilişkin; ama vazgeçemiyorum işte! Aslen yaz çocuğu, hani bahar-yaz aylarında doğmuş falan da değilim; ama bendeki bu deniz-su-mavi-lacivert merakının burcumla bir alakası olduğu görüşünde bazı insanlar. Malumunuz ben bir Akrep’im. Yani Su Grubuna ait bir burcum var, her ne kadar akrep denen canlı suda yaşamasa da!!

Mesela en sevdiğim renk olan siyah ve her ne kadar bu yaz hiç oje sürmemiş olsam da, genelde yaz aylarında oje tercihim olan kor kırmızı renkler de bu burca ait olmanın bir marifetiymiş:) Mesela anahtar sözcüğüm TUTKU’ymuş:)) İnanılmaz derecede önemli bir yer tutar bu kelime benim hayatımda. Yaşadığım ilişkide, yaptığım işte, o anki uğraşılarımda tutkunun dozu azalırsa, bendeki motivasyon ve şevk de o kadar azalır. İngilizcede de söylemekten en hoşlandığım kelimedir PASSION:)

From-Kas

Bendeniz bu aralar yeni ve tutkulu bir şeyler peşindeyim. Öyle ha deyince gerçekleşmeyecek tabi, uzun vadede bazı planlar yapmam gerekiyor. Ama, yaşamıma yeni bir heyecan, hareket katmakla; farklı şekillerde gelişmeye devam etmekle ilgili aklımdakiler. İlişkiden bahsetmiyorum:)) O konuda uzunca bir süre daha konuşmayacağım. İnsan hayatının içinde sıralamada hiçbir zaman en üstlerde bulunmaması gereken bir madde. Bizi biz yapan, besleyen, bizden yeni ve daha çoşkulu “ben”ler doğurabilen başka şeylerden bahsediyorum. Benim için en ön sıradakiler işim, sosyal hayatım, hobilerim, çevrem.. Bakalım neler yapabileceğiz?

Güzel birkaç fotoğraf daha sizlere Kaş’tan.. Dün tam 3 tane detaylı mail yazdım 3 yeni arkadaşıma Kaş hakkında:) Tatile gidecekler ve benden tavsiyeler istediler. Seve seve:) “Kaş Uzmanı Dilayra” oldum iyi mi? Ama ah şu Türkçe’miz yok mu? Bilmeyen biri okuduğunda uğraşılarım arasında “kaş almak” olduğunu varsayacak:) Yok yok, güzellik uzmanı değilim. Hele o konuda sıfır başarı diyebiliriz:)

Hafta sonuna son 2 gün:) Harika geçirin..

From-Kas