
Kedi sever bir suru dostum var. Cevremde kedi seven bir suru aile, insan var. Bende denemistim zamaninda, belki hatirlayanlariniz olacaktir. Bir kediye sahip olmak, yalnizligima ortak bir figur istemistim evimde. Ki anlasildi daha ilk andan itibaren bir kedi ve ben aslinda ayni evde olmamasi gereken 2 canliydik!

Ben kediyi sevmek istedigimde, onu kucagima aldigimda kedim benden kacti. Onun cani benimle oynamak istediginde ya da uzerimde uyumak istediginde ben kactim. Cunku benim onu istedigim anla onun beni istedigi an tutmuyordu bir turlu!

Ben sessizlik istedim evimde. Huzur, sukunet.. Eve geldigimde aksamlari sakince ayaklarimi uzatip bir kadeh icki icmek, biraz guzel muzik dinlemek ve sevdigim seylerle oyalanmak istedim. Kedim -yavruydu tabi o zamanlar- bir asagi bir yukari kosturur, tirmanir, atlar, evde buldugu butun gazete, dergi ve karton parcalarini dagitir, onlarin hisir hisir sesleriyle resmen hipnotize olurdu. Ben sukunet isterdim, o sebeple o evin icindeki hengameye alisamadim.

Ben yalniz yatmaya alisiktim, kedim benle uyumak istedi. Hatta boynuma tirmanmaya calisir, ben onu uzaklastirmaya calisirken boynuma tirnaklari ile izler birakirdi. Kapimi kapattigimde tir tir tirmalar, miyav miyav miyavlardi sabaha kadar. Inattim ben. (O zamanlar kendimin inat oldugunu saniyordum ya da. Beterleri de varmis.) Ben almadikca o miyavladi.

Bir yere giderken -ki bu yerler genelde uzak mesafeler- kedim yalniz kalabilir sanmistim. Ben yokken de hayatini surdurur, bir hafta 10 gun yemegini veren cis kabini degistiren biri olursa sakin sakin evde bekler sanmistim. Uzak yolculuklarimdan her dondugumde evi berbat bir halde bulurdum. Ne var ne yoksa bahceden evin icine tasir, ortaligi cop tenekesine cevirirdi. Evet bahcede dolasmasina izin vermistim. Ama ben onu tutamamistim ki evin icinde uzun sure. Pencerenin onunde miyavladikca, disaridaki kedilere bakip bakip onlari takip etmekten pencere pencere dolasinca kiyamamistim. Arkadaslariyla olmak sitiyor diye. Benle olamiyordu ya.

Sonunda bir gun seyahatten dondum ve kedim gitmisti. Bir daha da donmedi. Uzuldum biraz once, cunku ufakti daha. Onu sonuna kadar sevmek, bir yuva vermek, can yoldasim yapmak icin almistim. Ama karakterlerimizin ne kadar zit oldugunu gorunce o yavru kedi bile dayanamamisti benimle olmaya.
Insanlar ve kediler birbirlerine benzerler. Canlari aciyinca canini yakandan uzak dururlar. Sevildiklerini anlarlarsa severler. Keske dilleri olsaydi birde. Bizim var. Ama cogu zaman dilimizi birbirimizin canini acitmak icin kullanmamayi tercih ediyoruz! Susuyoruz. Susuyoruz ve bir seyler olmasini bekliyoruz. Korkuyoruz.
Neden?
Neden korkuyorsunuz bana soyler misiniz? O zaman bende soyleyecegim neden korktugumu. Aciklik ve durustlukle. Merak eden icin. Merak etmeyen okumuyor biliyorsunuz. Ben ozellikle sizlerin korkularini merak ediyorum.
Eskiden karanliktan korkardim. Simdi aydinliktan daha cok korkuyorum!

























