Aylık Arşiv: Ekim 2011

Bekarlığıma Veda Gecesi..

Harika bir geceydi.

Güzel dostlarım beni güldürmeyi, şaşırtmayı, eğlendirmeyi ve haliyle ağlatmayı başardılar.

Önce evimi süslediler, sonra beni:)

Tütü eteğim sevgili dostumun sevgili kızı, yetenekli, harika bir kadından Elif’ten (Pride’s Fashion), Audrey’li t-shirtüm ise Emine ve Ayşegülümün ortak çabalarıyla Prima Rima‘dandı..

Margaritalar hazırladık, o geceye özgü oyunlar oynadık evde:)

Sonra atladık Taço Meyhaneye gittik. Burası Ankaralıların çok yakından tanıdığı, zamanında Mey’hane’de de çıkmış olan Tunç’un mekanı. Çok hoş ve farklı bir dekoru var. Suplalar, yaldızlı masa örtüleri, kadifeler. Yemeklerin, mezelerin tadı-tuzu yerinde. Programsa pek doyurucu. Gecenin sonunda Tunç çıkıyor sahneye ve herkesi koparmayı başarıyor.

Mekana geldiğimde beni bekleyen en güzel süprizlerden biri girişe astıkları Bridesmaids filminin posteriydi. Posterdeki oyuncuların kafaları yerine bana bu geceyi armağan eden süper ekürimin kafaları montajlanmıştı:) Bayıldım..

Masada her servisin üzerinde Audrey’li yaka kokartları vardı. Üstlerinde benim için hislerini, dileklerini yazmalarına imkan verecek kadar boşluk bırakılmıştı. Gecenin sonunda tüm o kokartları bana okuyup beni ağlattılar alçaklar:)

Hepsine bayılıyorum bu kadınların. Hepsinin bir hikayesi, her birinin kendi çapında beni kendilerine hayran bırakan özlellikleri var.

Ayşegülüm Sultanım, Tolucum, Natali’m, gecenin mimarı-çılgın-renkli Emoşum, Dugim, Çiçeğim, Feryalcim, Duygucum, Zeynepcanım. Binlerce teşekkür. Benim gibi bir kadının hayatında önem sırasında dostlar hep ilk sırada oldu. Sendeleyip düşe yazdığımda yanımdaydılar, ileri adım atarken ittirdiler arkamdan beni. Başarılarımla, sevinçlerimle mutlu olup, katlanarak çoğaldı yürekleri; üzüntümde, çaresizliğimde dinlediler beni, hastayken baktılar, ilaç aldılar, yemek taşıdılar, acilde yattım başucumda beklediler.

Bekarlığıma 15 Ekim’de böyle güzel, çılgın bir gece ile veda ettim dostlarımla. Fotoğraflar o kadar çoktu ki.. Aralarından seçtiklerimle sizi baş başa bırakıyorum:)

Bir önceki “Bir Olmak” yazıma yazmış olduğunuz tüm yorumlara ise kalbimin ta içinden teşekkür ediyorum. Her birinize gülümsedim okurken yorumlarınızı, gözlerim doldu, hüzünlendim birazcık. İyi ki varsınız, iyi ki ses veriyorsunuz. Tek satır ya da tek kelime ile olsa da..

 

 

“Bir” Olmak!

“Sevgilim,

Hep mutlu, hep sevgi dolu, hep yan yana olalım. Sıkılmayalım birbirimizden, üzmeyelim, ağlatmayalım, kapıyı çarpıp çıkmak zorunda bırakmayalım birbirimizi evden, sırtımızı dönüp küs uyumayalım.

Hep yine böyle eğlenelim birlikte, hep gezmekten, seyahat etmekten, yemekten-içmekten bu kadar hoşlanalım. Hep kedi gibi sokulup film izleyelim birbirimize, hiç uzak; hele o kadar yakınken uzak kalmayalım.

Hiç kırmayalım birbirimizi, incitmeyelim, hiç zor durumda bırakmayalım. Asil olalım, asaletli, naif olalım birbirimize, gerçek olalım, yalan bilmesin dudaklarımız, saygımızı hiç kaybetmeyelim.

Huzur verelim yine hep birbirimize, ışık tutalım, dinleyelim birbirimizi, bir şeyler öğretelim. Konuşalım, küçük notlar bırakalım birbirimize yine, kaybolmayalım birbirimiz olmadan.

Ve her daim paylaşalım hep şimdiki gibi hayatımızdaki en iyi şeyleri de en kötülerini de. Birlikte göğüs gerelim karşılaştığımız her şeye. Gözümüzün yaşına kıyamayalım. Gözlerimizden öpelim yine birbirimizi, saçlarımdan öp yine beni.

Hep sev beni tam 1,5 yıldır yaptığın gibi.”

..

Hafta sonu bekarlığıma veda edeceğim ekürimle.

Sonraki hafta içi ise bir başka ülkede, ikimiz  “bir” olmak için imza atacağız.

Hayatımı başka bir hayatla birleştireceğim. Evimi, başka bir ev ile. Hayallerimi, başka hayallerle.

Şehrimi değiştireceğim.  Geri döneceğim o çok iyi bildiğim yere.

..

Yolum, yolumuz açık, pırıl pırıl olsun.

Daha iyisi, bu yazıyı okuyup bizim için güzel dualarını esirgemeyenler için 🙂