"Life is like a game of cards.
The hand that is dealt you represents determinism;
The way you play it is free will."
Jawaharal Nehru
*----------*----------*----------*----------*-----------
We have one life to live. I believe in that only!
That's my motto:)
I'am such a person who wakes up every morning and promises herself to enjoy every second of life.
I love to dance, have fun, to travel, being with my friends..
I adore to beautiful dinner tables:)
Love to eat, love to drink. I drink red wine alot. Then I prefer to have raki, which is a traditional Turkish drink. If I have a sea foods on my table, that is better to have a raki:)
I am in a relationship with a most kinded person ever I saw. Love him much.
I want a peace in my life and in the world.
..........***..........***................***................***
Tek bir hayatımız var. Yaşanası kılmak bizim elimizde.
Hayatımı her şeye rağmen çekici, eğlenceli, keyifli kılabilmek; verimli olabilmek, üretebilmek, paylaşabilmek, sevebilmek, sevilebilmek, öğrenebilmek, ve belki öğretebilmek için bu dünyadayım.
Zaman çok kısa..
Hayat çoğu zaman hiç de adil değil.. Her anımı keyifle geçirmek için her gün kendine söz vererek güne başlayan bir kadınım ben:
Adım Dilara ERDEM. 1974 yılı 21 Kasım doğumluyum.
Kendiyle barışık, ODTÜ Sosyoloji mezunu, bir Üniversite hastanesinde "Kalite" işlerine bulaşmış olarak çalışan; fotoğraf çekmeyi çok seven, daha da profesyonelce bu işi yapmayı hayal eden, hatta bunu hobi ötesi bir hale getirerek o çok sevdiği bir diğer uğraş olan "yazma" eylemini layikıyla birleştirip bir resimli-kitap çıkarma hayaliyle dopdolu; gitmeyi, gezmeyi, görmeyi; hayata bu şekilde farklı açılardan bakmayı seven bir kadınım.
Eninde sonunda bir kadinim; Ağlarım, alkol alır, dans ederim.. Aşık olur, üzülür, aci cekerim.. Hata yaparım, denerim, yanılırım. Karmakarisik oldugum, cikar yollar bulamadan oylece kalkaldigim cok olmustur.. Hala ogreniyoruz degil mi??
Ayakkabilara bayilir, giyim kusaminsa takipcisi olmayi reddederim.. Tek marka takıntım allığım Guerlian'ın Terracota'sınadır:) 10 yılı geçti mi beraberliğimiz?? Eskiden makyaj yapardim, on yedi yaş civarında. Bayilirdim.. Şimdilerdeyse bir allik bir ruj modundayim.. Parmak arasi terliklerim ve darmadagan saclarim, tertemiz yuzumle ömrümün geri kalanını bir sahil kenarında gecirmeyi hayal ediyorum..
Sigarayi gittikce azaltmaya basladim:), ama alkolu hala seviyorum. Şarabin kirmizisi, viskinin Jack'i favorimdir. Meyhane ve balikcilarda rakı içerim! Rakının yanına tulum peyniri ve kavun, azıcık da yoğurt severim.
Güzel çiçeklere hiç dayanamam.. Ama bir taraftan da onlara kiyamam.. Mümkün olduğunca evimden papatyalarımı eksik etmem. Bengonvillerin yeri ayrıdır ben de O en sevdiğim KAŞ'ı hatırlattıkları için.. Ilk agacta manolya gordugumde Paris'teydim, 22 yasinda.. Ne guzel ciceklerdir onlar da.. Yaşlılığımda bir bahçem olsun, bahçemde güllerim olsun isterim. Bir de -alakasız- Salkım Söğüt! Bu ağlarmış gibi görünen ağaçları çok seviyorum. Onların altına hamak kurup, hamakta dinlenmek istiyorum:)
Yapmadığım çok az spor kalmıştır herhalde: İyi tenis oynarım. En buyuk hayalim bir gun Veteran Turnuvalarindan birine katilabilmekti; oldu:) Gerci 4 macimdan 2'sini kaybettim, ama kaybettigim sadece bu olmadi. Arka arkaya 3 gun 2.5'ar saatten mac yapinca immune sistemim de kaybettiklerim arasinda yerini aldi! Tek yildız scuba dalgıcıyım. 26 yaşında kayak yapmaya başladım. Palandoken'de ogrendim kaymayi, 3000 mt.den kayarken o an dunyadaki tek mutlu canlinin kendim oldugunu dusundum:) Trekking en sevdiğim aktivitedir, ayda en az bir defa "Explorer" grubu ile gitmişliğim var! Artık mı? Ne yazık ki yapabildiğim tek trek aktivitesi hastanede inip çıktığım merdiven ve kampüsteki yokuşlardan ibaret şu an!
Yüzmeyi bana babam öğretti, 10 yaşındaydım herhalde, götürdü beni attı Büyükçekmece Askeri Kampında denize! Baharları-yazları Spor Okulu'nda arada antreman yaparım kendimce, yuzerim.. Ve fakat Fitness aletlerinden nefret ederim.. Yoga yapmıştım düzenli olarak 6 ay. O da orada kaldı!! Hayır hayır, spor konusunda maymun iştahlı falan değilim..
Hayvanları severim, köpek çok severim, ama 31 yaşında bir kedi sahibi olmuştum: "MIA"
Kendisi beni terk etti, bahçeye intikal ettikten sonra da muhtemelen çoluk çocuğa karıştı. Zira bahçemizdeki kedi sayısında gözle görülür bir artış oldu:) Ama daha o gitmeden kedilerle yapamayacağımı anlamıştım. Kutu gibi evimde oturduğum müddetçe köpekle de yapamayacağım gibi görünüyor!
Ailemden ayrı yaşamaya başlayalı 15 yıl olmuş!!!
Onlar ayrı yaşamaya başlayalı ise tamı tamına 20 yıl!! Annem ve babam tekrar evlendiler 2 şekerim daha var yani; Tuna Can ve Ece. Has şekerimin adı Cihan, ufaklığım benim, ilk göz ağrım, can parçam sanki. Evlendi namussuz benden önce, aile bakıyor şimdi utanmadan:)) Tüm ailem ve kendi aileleri hep beraber Antalya'da yaşıyorlar:) Dünya gerçekten de çok küçük! Annem beni de kabileye katmak için denemekten hiç vaz geçmedi! Ama ben yabaniliğimle mutluyum, uzaklığımla güvendeyim, kendimle huzurluyum ve en önemlisi hala ÖZGÜRÜM:)
Biraz uzunumdur, boyum 1.78. 36-38 beden arasındayım, 39 numara ayaklarım var.. Ayakkabıları sevdiğimi söylemiş miydim:)) Uzun boyuma ragmen topuklu ayakkabi takintiliyim, ama yalnizca araba ile bir yerlere gidecek ve mumkunse tum gece hareket etmeyeceksem giyerim:) Bunun disinda casual sneakerlar ve parmak arasi terliklerimden vazgecemem! Bu ikisi dışında giydiğim her türlü ayakkabı ayağımı vurur, beni deli eder! Manola Blahnik'lere hep vitrinden bakacak olduğumu bilmek ne acı!!
Mavi severim, haki severim, beyaz severim; siyaha taparım... Günlük hayatta bir beden büyük, rahat pantolonlar giyerim. Beyaz ve siyah birbirine eş sayısız t-shirte sahibim. Kemer takmam, yıllardır değişmez aksesuarlarım saatim, okul yüzüğüm, Kaş'dan aldığım yüzüğüm ve çeşitli-sallantılı küpelerimdir. Baharlar benim mevsimimdir, kıştan hiç haz etmem. Bu sebeple sıcak havalarda erisem de gıkım çıkmaz:)
...........
Gündüz düşlerine dalmayı sever, yaratıcı olduğuna inanan biriyim.. Üretmekle, yaratmakla, kendine ve çevreye faydalı olmakla bu hayatta huzurlu ve keyifli bir farkındalık yaşanacağına inancım sonsuzdur! JTB bu yüzden var, ve O'nu bu yüzden çok seviyor ve bu kadar emek veriyorum:)
JTB'nin Dilayra'sı, annemin kuzusu, arkadaşlarımın Lilo'su, babamın güzel gözlü ceylanıyım:)
...............
Veeee aynı zamanda hem bana birçok yönden benzediğini hem de benden tamamiyle farklı olduğunu düşündüğüm bir adami seviyorum cok:) 2008 yılı Şubat ayında "blind date" yaptık, tanıştık. 1 ay sonra beraber yaşamaya başladık aynı evde. Hayatimi onunkiyle birlestirdigim andan beri cok mutlu, cok keyifli, daha huzurlu ve daha olumluyum hayata karsi:)