« Neyi Severim Bilir Misin? | Main | * 450* »

May 29, 2008

Sonunda Benim De Bir Şeylerimin Çalındığına Şahit Oldum!

Üzüldüm.. Bir miktarda Kızgınım sanırım!

Kendi hisleriymiş gibi bana ait satırları ÇALARAK bloğuna koyan kişi için hiçbir şey demiyorum. Kendisini ihbar etmek için Mynet üyesi olmakla vakit harcamak yerine burada ifşa etmek istedim!

Mynet üyesi olanınız varsa yapıversin allah rızası için.!

Güncelleme:

**Aşağıdaki yazıya tıklarsanız, o kişinin bloğuna ulaşabiliyordunuz! Fakat sanırım yazıyı da bloğunu da kaldırmış ortalıktan. Bu bitecek başkası gelecek. İnsanlar ÜRETMEKTEN, ortaya kendilerine ait bir şeyler koyabilmekten bu kadar aciz yetişiyor bu ülkede işte! Benim kızdığım taraf bu..

Ben ve benim gibi birçok arkadaşım en az 3 yıldır bu bloglara emek veriyoruz. DÜŞÜNÜYORUZ ne yazabiliriz, nasıl yazabiliriz, ne yazmalı, neyi vurgulamak istiyoruz diye. ("Teşekkür Ederim" adlı yazımda "En çok da aileme teşekkür ediyorum, beni genç yaşta olgunlaştırdıkları için" derken bunu 14 yaşında annesiz-babasız ortada kalmış bir genç kız olarak 20 yıldır yaşadıklarıma istinaden yazmıştım.) Sadece JTB'de gördüğünüz hale getirilmesi bir postun fotoğrafları ile birlikte en iyi ihtimalle 1-2 saatten fazla zaman alıyor ayrıca! Başka bir yerden kopyalayıp kendi düşünceleri, hayatı ya da fotoğrafları gibi yapıştırıvermekle olmamalı bu iş.

Size buradan seslenmek istiyorum bu tarz işler yapan arkadaşlar: LÜTFEN biraz emeğe saygılı olun. Esinlenebilirsiniz bunda kötü bir şey yok! Ama alıntıyı, altında aldığınız yerin adresi de olmak kaydıyla yayınlayın. Ve kendininiz de üretebileceğinizi unutmayın. Okumakla, daha fazla fikir ve düşünceleri, değişik tarzları okumakla ve araştırmakla sizde kendinizi geliştirebilirsiniz. Ama olduğunuz yerde saymayın lütfen, İLERLEYİN. Bunun için de BUGÜN kendi düşünceleriniz, fikirleriniz, size ait fotoğraflar, şiirler ya da ne bileyim herhangi bir paylaşımınızla BÜYÜMEYE başlayın!! Sizin bu yazdıklarınızın sahte olduğunu, size ait olmadığını bilmeden takdir eden anne-babanızın, arkadaşlarınızın karşısına da artık KENDİ CÜMLELERİNİZLE çıkın! ***

...Teşekkür Ederim...

TrackBack

TrackBack URL for this entry:
http://www.typepad.com/services/trackback/6a00d8341c75c353ef00e552a50c3c8834

Listed below are links to weblogs that reference Sonunda Benim De Bir Şeylerimin Çalındığına Şahit Oldum!:

Comments

Merhaba Dilara;
öncelikle çok üzüldüm...geçmiş olsun diyelim.. ancak bu tarz olayların peşini bırakmayalım benim mynet üyeliğim var yardımcı olmak isterim ama hırsızın blog unu yazmamışsın yada benmi göremiyorum...
eğer yazarsan seve seve şikayette bulunurum sevgiler...

selam dilaracim,uzuldum bende...bende sybella adli birini gorunce sok olmustum nedense,onun da blogunu acamamistim...insan kiriliyor inceden..onemseme diyecem,enin orijinalligini bilen biliyor zate ama iste,sinir oluyor insan...haksizlik...boyleleri sayesinde orjinallerin kiymeti artiyor.ne demisler imitation is the best form of flattery
ps:cokca yorum yazmasam da ben seni hep zevkle takip ediyorum...seviler..

sevgili selin, teşekkür ediyorum.
ama gördüğün üzere hemen kaldırılmış blog ve yazı..
bir süre sonra başka bir adla tekar ortaya çıkacaktır. en iyisi her sabah ilk iş google'den bakmak benim yazılar başka nerelerde görünüyor diye:))
*
sibel'cim,
sağolasın. bunu yapanın yaşının 20lerin başında olduğuna eminim. öyle bir evladı olan anne-babaya üzülürüm ben. bence o kişinin de üzülmesi lazım. umuyorum ki korkmak ve başka şekilde saldırgan olmak yerine, başını ellerinin arasına alır da düşünür biraz.

Dilayracıgım,
uzulme sen, hepimize oldu ama sonunda onlar hep haksız cıktılar...

bizler yazmaya, fotoğraflar cekmeye kısacası paylaşmaya devam ediyoruz ve başkalarından alıntılar yapsakta bunu belirtiyoruz, cunku bizler saygılı ve dusunceliyiz...

güzel bir haftasonu diliyorum;)

Maalesef çok doğru yazdıkların. Emek vermeden elde etmeye olan yatkınlığımız daha da artıyor milletçe sanırım. Kolay olsun istiyorlar herşey. Ama kolaylaştıkça hazzı azalıyor, içi boşalıyor uğraşların. Sevgiler.

Bir süredir, web adresin favori linklerimde, sen beni tanımazsın bende şahsen seni ama yazıklarını okumayı, çektiğin resimleri seyretmeyi seviyorum... İçini ferah tut, üzülme ve de kızma kimseye; demek ki o kadar güzel yazabiliyormuşsun ki başkası kendi acizliğini senin yazılarınla kamufle etmeye çalışmış. Yazdıkların zaten senin tecrübelerin, senin yaşadıkların o ise kendince sen olmaya çalışmış ama olamamış, eminim dersini almıştır. Sen devam et kendin olmaya, o da doğru yolu bulacaktır, bir zaman bir şekilde...

Hayret!
Olaya değil kendime bu hayret!
Herkesin başına gelirde senin gelmez sandığım için.Umarım kendini bulur o zavallı.Hayır bu kadar hayransa sana bırak sorup izin almayı,alıntı yapsaydı,link verseydi.Kimdi neyi almıştı çok merak ettim ama silmiş diyorsun.Bu da demektir ki dersini almış.Umarım.

Bu örnekler son olsun artık yeter ama yaaa!

Biyonik kedi,
"çalıntı" yazım buydu: Teşekkür Ederim: http://www.journeytoblue.com/journeytoblue_/2007/08/tesekkur-ederim.html

Verify your Comment

Previewing your Comment

This is only a preview. Your comment has not yet been posted.

Working...
Your comment could not be posted. Error type:
Your comment has been posted. Post another comment

The letters and numbers you entered did not match the image. Please try again.

As a final step before posting your comment, enter the letters and numbers you see in the image below. This prevents automated programs from posting comments.

Having trouble reading this image? View an alternate.

Working...

Post a comment

My Photo

~ "Blue" Notlar... ~

  • Tulips
  • ~Sufi Meşreplilerin 40 Kuralı~
    *Onuncu Kural* Ne yöne gidersen git, -Doğu, Batı, Kuzey ya da Güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.
  • ~Sufi Meşreplilerin 40 Kuralı~
    *On Yedinci Kural* "Esas kirlilik dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir."
  • Laleler

~ArıYoRum, BuLuYoRuM~


  • Google

    WWW
    journeytoblue.com

~YeMeKOsFeR~


~ Okuduklarım, Elimin Altındakiler ~

  • Kitaptürk.com | Maraz - Hande Altaylı - Remzi Kitabevi
    Ne yazık ki çok beğenmedim. Özellikle sonuna doğru olanlar bana anlamlı gelmedi çok. Bir otobüs yolculuğu ya da havalanında vakit geçireceksiniz okuyun, otherwise no need!
  • İki Yeşil Su Samuru-Buket Uzuner
    Çok hoşuma gitti. Kendimle, çocukluğum, genç kızlığımla, o zamanki hissiyatımla ilgili bir sürü flash backlar oldu okurken. Nilsu'da yer yer kendimi buldum!
  • AŞK
    Bir Pazar başlamıştım, bir Pazar bitirdim:) Beni ağlattı bu AŞK. Tam da ihtiyacım olan bir zamanda çok iyi geldi. Tekrar okuyacağım ve Şems'i Tebrizi'nin kurallarını çerçeveletip odama asacağım.
  • YOLDA
    Yolculuklarda yaşanılan ne enteresan hikayeler var:) Sevgili Buket Uzuner'in dilini ve kitaplarını çok severim. Bunu da sevdim, ama 7 hikaye içinde sadece bir tanesi benim çok hoşuma gitti. Yolculukta okunması tavsiye edilir:)
  • GECEYARISI ÖYKÜLERİ
    Okudum. Bana dokunan, hüzünlendiren, düşündüren; ya da sadece iyi gelen bir sürü sayfası var:)

~ Son Dönem Seyrettim.. ~

  • Marley & Me (2008)
    Keyifli bir filmdi. Aniston ve Wilson iyi iş çıkarmışlar. Başroldeki harika köpek Marley de ne biçim rol kesiyordu öyle:) Gerçi öyle bir köpeğin olsun istemeyebilirsin, ama filmi izleyince "varsın olsun" diyebilirsin gibi. (Puanım:6,5/10)
  • Fast & Furious (2009)
    Bol aksiyonlu, diğer 3'ü gibi klasik bir Pazar sabahı filmiydi. (Puanım:5/10)
  • Two Lovers (2008)
    Çok karanlık bir çekim, film boyunca başrol oyuncusunun sıkıntısını hissettiriyor. Sonunu tahmin ettim her zamanki gibi. Oldukça tuhaf insanların, tuhaf bir hikayesiydi:) (Puanım:6/10)
  • Twilight (2008/I)
    Bu tarz filmleri cok siklikla seyretmemeye calisirim, ama o kadar israr gelmisti ki cevremden.. Muhtesem degildi, ama bazi sahnelerin gorselligi ve kurgusunu sevdim. (Puanim: 6/10)
  • Sharkwater (2006)
    Uzun zamandir seyretmek istedigim bir belgeseldi. Kopekbaliklari ve o buyulu denizalti dunyasina iliskin, kopekbaliklarinin nasil vahsice sadece yuzgecleri icin katledilip denize atildiklari ve buna karsi gelen aktivistlerin verdikleri cabalar izlenmeye deger. Sualti tutkunlarina ozellikle tavsiye edilir. (Puanim:8/10)
  • Evening (2007)
    Kadın karakterlerin hepsi de olağanüstüydü. Vanessa Redgrave, Claire Danes.. Görüntüler ve müzikler de öyle. O evde yaşamak istedim! Ölüm döşeğinde yaşlı annenin sayıkladığı bir isim, merak içinde 2 kadın, isim üzerinden geçmişe ve şimdiki zamana gidip gelen yaşlı kadın ve kocaman bir aşk hikayesi. (Puanım:6.5/10)
  • Seven Pounds (2008)
    Will Smith, "Pursuit of Happinesss" filminden sonra beni yine duygulandırdı oyunculuğuyla. İlk andan itibaren sizi içine çekip merak uyandıran bir konuya ve anlatıma sahip. Çok güzeldi. (Puanım:7,5/10)
  • Valkyrie (2008)
    Tom Cruise kesinlikle artık oyunculuğuna laf edilemeyecek bir aktör. Bu filmde de harikaydı. Film ilginçti, Hitler'e suikast girişiminde bulunan bir grup Alman Generalinin hikayesi ama tam sevemedim nedense.. (Puanım: 7/10)
  • The Wrestler (2008)
    Vallahi Sean Penn aday olmasaymış, kesinlikle bu ödül Mickey Rourke'un hakkıymış diyorum. (Brad Pitt hikaye oldu bu ikisinin yanında) Filmi de, hikayeyi de ve özellikle de Mickey Rourke'un oyunculuğunu da çok sevdim. Biraz benim için kanlı bir filmdi, ben dayanamıyorum bu kadarına bile. Kesinlikle seyredin diyorum. (Puanım:8.5/10)
  • The Day the Earth Stood Still (2008)
    Keanu Reeves nasıl oluyor da buluyor bu rolleri, üzerine cuk oturuyorlar:) Cumartesi kahvaltısı sırasında vaktimizi geçirmemize yardımcı oldu. (Puanım:5/10)

*

  • "Journey To Blue" JTB © 2005-2009 Her Hakkı Bizzat "DiLaRa ErDeM"e Aittir. * LüTFen AlınTılarıNIZda KayNak BelirTereK KişiSeL AnıLarA ve İnsAN EmeĞinE sAYGI DuyDuğuNUZu GöstEriniZ.
    Jtob

Creative Commons Attribution-ShareAlike 3.0 Unported