« ODTÜ Farkı: "ODTÜ Öğrencilerini Kazanma Projesi" | Main | Balkon-Bahcemiz:) »

June 18, 2008

Derinlerde Bir Yerlerde..

Cat

Gülümseyerek hatırlanan, gülümsetmekten başka hiçbir olumsuz duygusal etkiye sahip olmayan, göz çevrenizdeki kırışıklıklarınıza katkı yapmış hatıralarınız vardır. Eminim.. Ailenizle geçirdiğiniz bir yılbaşı, ya da bir yaz tatili. Sevgilinizle elele tutuştuğunuz ilk an, ya da birbirinizi bahçe hortumlarıyla ıslattığınız o sabah. Üniversite mezuniyetiniz, yakın arkadaşınızın evlendiği, gökyüzünde ilk defa kayan bir yıldız gördüğünüz o gece.

Canınızı acıtan, dudağınızı sessizce ısırmanıza ve gözlerinizden aşağıya inmesini asla istemediğiniz gözyaşlarınıza sebep olan yaşanmışlıklarınız vardır. Eminim.. Anne-babanızın ilk şahit olduğunuz kavgası, ilk başınıza gelen arkadaş kazığı, aşk acısı, gönül yarası, ansızın bastıran sele dönüşen yağmur altında ilk defa giydiğiniz topuklu ve şık ayakkabılarınızla uzunca bir yol gitmeniz gereken o ilk iş günü. Bebeğinizin ateşini düşüremediğiniz, ağlamasına ilaç olamadığınızı hissettiğiniz o herhangi bir yılın herhangi bir ayının sabaha karşı vakitleri.

Asabiyetinizin istem dışı tavan yaptığı, elinizin kolunuzun bağlı olduğu ve adına "çaresizlik" dediğiniz anlarınız vardır. Eminim.. Kardeşinizin yerine üniversite sınavına girmeyi istediğiniz o an ya da babanızın sizi daha fazla sevmesi ve bunu göstermesini dilediğiniz o her gün mesela! Yakın arkadaşınızın kocasından dayak yediğini bile bile onunla oturmaya devam etmesinde bir anlam bulamadığınız o yıllar ya da dünyada neden açlık, sefalet, düşmanlık, ve savaş olduğunu kendi kendinize sorup durduğunuz o günler.

Beauty

Hıçınlaştığınız, sevmeyi reddettiğiniz, sevgiyi reddettiğiniz, kendinize acıdığınız, küfür ettiğiniz, hep mutsuz kalacağınızı düşündüğünüz günleriniz olmuştur mutlaka. Eminim.. Babanızın size el kaldırmaya başladığı ya da annenizin, sevdiğinizin alkolle tanışıklığına şahit olduğunuz o günler. Boşandığınız, çocuğunuzun velayetini karşı tarafa bırakmak zorunda kaldığınız, tonton dedenizi ya da can dostunuzu erken kaybettiğiniz o günler. O günler hani alkolikler gibi içtiğiniz sabah-akşam, "neden ben" diye ter ter tepindiğiniz, bir gerizekalı yüzünden işinizi kaybettiğiniz..

Eminim diyorum, çünkü bunlardan bazılarını ben de yaşadım. Yaşamadıklarımı yaşayan "iyi" insanlarla tanıştım; kah yüz yüze, kah sanal alem içinde. Karşılaşmadığım can acıtan, mutsuz edip hırçınlaştıran, beni çaresiz bırakan günlerle-anlarla hiç karşı karşıya gelmemek istiyorum! 

Derinlerde bir yerlerde ruhumun, yüreğimin "iyi" insanlar için bir şeyler yapabilmiş olmayı diliyorum. Başımı alıp ellerimin arasına düşünmeye başladığımda kimseyi hırçınlaştırmak için bir sebebim, mutsuz etmek için bir arzum olmadığını, asabiyetine mahal verecek bir durum ortaya koymadığımı, bilerek ve isteyerek kimseyi ağlatmadığımı düşünüyorum.

Geçmişimle hesabımı yapıyorum ve gelecek güzel günlere daha çok inanıyorum. Eminim ben. Öyle eminim ki, derinlerde bir yerde içinde saf ve çocuksu güzelliklere ve huylara içtenlikle sahip çıkanların da o günlerde benim yakınlarımda olacağını görebiliyorum.

Güvenin bana. Ben bir Akrep'im:))

1

*ps: Fotolar Selcuk'tan..

TrackBack

TrackBack URL for this entry:
http://www.typepad.com/services/trackback/6a00d8341c75c353ef00e5535cc1ef8833

Listed below are links to weblogs that reference Derinlerde Bir Yerlerde..:

Comments

naptın dilayra.. yıktın beni... cok acı ve gercek oldu...

sevgili funda, yikilma:)
yasamimizin parcasi birkac seyden bahsettim. ben biliyorum ki bunlari arada hatirlamakta fayda var. o zaman gunlerimizin, gelecegimizin kiymetini daha cok biliyoruz sanki..

Dilayracim ne guzel dokulmus sozcukler, satirlar bunlar! Ne kadar icten, yasanmis, derin ...Emin ol ben senin yakinlarinda olacagim, uzakta bile olsam...

seni okuyunca kendi yansımamı aynada goruyorum... ben de bir akrebim... tuhaf belki ama iletisim iste, tanısmak, dokunmak, sesini duymak hic onemli degil inan ki kalbimde hissediyorum seni...

sarı papatya:)
uzaklarda iken bile birinin yakınlarında olmanın ne demek olduğunu bilirim ben. inan, işe yarıyor. dileğim senin buralara gelebilmen yönünde tabi:)
*
nube:)
senin akrep olduğundan da emindim ben:)
sevgiler,

Verify your Comment

Previewing your Comment

This is only a preview. Your comment has not yet been posted.

Working...
Your comment could not be posted. Error type:
Your comment has been posted. Post another comment

The letters and numbers you entered did not match the image. Please try again.

As a final step before posting your comment, enter the letters and numbers you see in the image below. This prevents automated programs from posting comments.

Having trouble reading this image? View an alternate.

Working...

Post a comment

My Photo

~ "Blue" Notlar... ~

  • Tulips
  • ~Sufi Meşreplilerin 40 Kuralı~
    *Onuncu Kural* Ne yöne gidersen git, -Doğu, Batı, Kuzey ya da Güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.
  • ~Sufi Meşreplilerin 40 Kuralı~
    *On Yedinci Kural* "Esas kirlilik dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir."
  • Laleler

~ArıYoRum, BuLuYoRuM~


  • Google

    WWW
    journeytoblue.com

~YeMeKOsFeR~


~ Okuduklarım, Elimin Altındakiler ~

  • Kitaptürk.com | Maraz - Hande Altaylı - Remzi Kitabevi
    Ne yazık ki çok beğenmedim. Özellikle sonuna doğru olanlar bana anlamlı gelmedi çok. Bir otobüs yolculuğu ya da havalanında vakit geçireceksiniz okuyun, otherwise no need!
  • İki Yeşil Su Samuru-Buket Uzuner
    Çok hoşuma gitti. Kendimle, çocukluğum, genç kızlığımla, o zamanki hissiyatımla ilgili bir sürü flash backlar oldu okurken. Nilsu'da yer yer kendimi buldum!
  • AŞK
    Bir Pazar başlamıştım, bir Pazar bitirdim:) Beni ağlattı bu AŞK. Tam da ihtiyacım olan bir zamanda çok iyi geldi. Tekrar okuyacağım ve Şems'i Tebrizi'nin kurallarını çerçeveletip odama asacağım.
  • YOLDA
    Yolculuklarda yaşanılan ne enteresan hikayeler var:) Sevgili Buket Uzuner'in dilini ve kitaplarını çok severim. Bunu da sevdim, ama 7 hikaye içinde sadece bir tanesi benim çok hoşuma gitti. Yolculukta okunması tavsiye edilir:)
  • GECEYARISI ÖYKÜLERİ
    Okudum. Bana dokunan, hüzünlendiren, düşündüren; ya da sadece iyi gelen bir sürü sayfası var:)

~ Son Dönem Seyrettim.. ~

  • Marley & Me (2008)
    Keyifli bir filmdi. Aniston ve Wilson iyi iş çıkarmışlar. Başroldeki harika köpek Marley de ne biçim rol kesiyordu öyle:) Gerçi öyle bir köpeğin olsun istemeyebilirsin, ama filmi izleyince "varsın olsun" diyebilirsin gibi. (Puanım:6,5/10)
  • Fast & Furious (2009)
    Bol aksiyonlu, diğer 3'ü gibi klasik bir Pazar sabahı filmiydi. (Puanım:5/10)
  • Two Lovers (2008)
    Çok karanlık bir çekim, film boyunca başrol oyuncusunun sıkıntısını hissettiriyor. Sonunu tahmin ettim her zamanki gibi. Oldukça tuhaf insanların, tuhaf bir hikayesiydi:) (Puanım:6/10)
  • Twilight (2008/I)
    Bu tarz filmleri cok siklikla seyretmemeye calisirim, ama o kadar israr gelmisti ki cevremden.. Muhtesem degildi, ama bazi sahnelerin gorselligi ve kurgusunu sevdim. (Puanim: 6/10)
  • Sharkwater (2006)
    Uzun zamandir seyretmek istedigim bir belgeseldi. Kopekbaliklari ve o buyulu denizalti dunyasina iliskin, kopekbaliklarinin nasil vahsice sadece yuzgecleri icin katledilip denize atildiklari ve buna karsi gelen aktivistlerin verdikleri cabalar izlenmeye deger. Sualti tutkunlarina ozellikle tavsiye edilir. (Puanim:8/10)
  • Evening (2007)
    Kadın karakterlerin hepsi de olağanüstüydü. Vanessa Redgrave, Claire Danes.. Görüntüler ve müzikler de öyle. O evde yaşamak istedim! Ölüm döşeğinde yaşlı annenin sayıkladığı bir isim, merak içinde 2 kadın, isim üzerinden geçmişe ve şimdiki zamana gidip gelen yaşlı kadın ve kocaman bir aşk hikayesi. (Puanım:6.5/10)
  • Seven Pounds (2008)
    Will Smith, "Pursuit of Happinesss" filminden sonra beni yine duygulandırdı oyunculuğuyla. İlk andan itibaren sizi içine çekip merak uyandıran bir konuya ve anlatıma sahip. Çok güzeldi. (Puanım:7,5/10)
  • Valkyrie (2008)
    Tom Cruise kesinlikle artık oyunculuğuna laf edilemeyecek bir aktör. Bu filmde de harikaydı. Film ilginçti, Hitler'e suikast girişiminde bulunan bir grup Alman Generalinin hikayesi ama tam sevemedim nedense.. (Puanım: 7/10)
  • The Wrestler (2008)
    Vallahi Sean Penn aday olmasaymış, kesinlikle bu ödül Mickey Rourke'un hakkıymış diyorum. (Brad Pitt hikaye oldu bu ikisinin yanında) Filmi de, hikayeyi de ve özellikle de Mickey Rourke'un oyunculuğunu da çok sevdim. Biraz benim için kanlı bir filmdi, ben dayanamıyorum bu kadarına bile. Kesinlikle seyredin diyorum. (Puanım:8.5/10)
  • The Day the Earth Stood Still (2008)
    Keanu Reeves nasıl oluyor da buluyor bu rolleri, üzerine cuk oturuyorlar:) Cumartesi kahvaltısı sırasında vaktimizi geçirmemize yardımcı oldu. (Puanım:5/10)

*

  • "Journey To Blue" JTB © 2005-2009 Her Hakkı Bizzat "DiLaRa ErDeM"e Aittir. * LüTFen AlınTılarıNIZda KayNak BelirTereK KişiSeL AnıLarA ve İnsAN EmeĞinE sAYGI DuyDuğuNUZu GöstEriniZ.
    Jtob

Creative Commons Attribution-ShareAlike 3.0 Unported