« Balkon-Bahcemiz:) | Main | TanDem Tecrübesi (1. Bölüm) »

June 27, 2008

TrackBack

TrackBack URL for this entry:
http://www.typepad.com/services/trackback/6a00d8341c75c353ef00e5538d429c8834

Listed below are links to weblogs that reference Kadınsal Hareketler Çıkış Noktamız Bugün!:

Comments

Diloşum,ay ne uzunmuşsun sen yavrum.Bak bak bitmezsinde sen:)
Cüceden hallice boyunu topuklularla aaanca 1.70 yapabilen biri olarak komplekse girmeden bitireyim şu yorumumu,çatliyciim yoksa;)

Çok hoş yazmışsın valla bayıldım.Alttaki "o balkona geleyim,bana çay yappp" diye şımaracaktım dün vazgeçtim.Şimdi tam bizlik meseleye hemen atladım.Karşımda konuşur gibi tatlı tatlı anlattın sanki,bende dinledim seni.Hımm Fatoş ablan Tunalı'da demek,bu benim için harika kocam için kötü bir haber;)
Gri-beyaz saçları olanlara hayranlığımız aynı.Keşke ilerde bu eşsiz renkle saçlarımızı uzatabilsek,gazi ünv.de taciser onuk diye bölüm bşk.hocamız vardı(hatırlayan olur mu bakalım,ünv arkadaşımı bulurmuşum burada)Upuzun gri-beyaz saçlarını asil bir topuz,iri taşlı,kemik tokalarla bezerdi,ne muhteşem ve ulaşılmaz görünürdü o saçlarıyla ....

Çok sık kuaför-bakıma gidiyor gibi gözüksemde (doğan görünümlü şahin gibi oldu bu benzetme) aslında o kadar vakit ayırmam.Eh serde cimrilikte var haliyle;) Ay Diloşş,buraya yazdığım bir yığın şeyi kesip aldım yahu:)Yazı konusu yapçem ehehheee.Artık bi zaaamet bana gelip okursun güzelim
YorumdanYazıÇıkartanCimriBiyo

Ben hemen burada ki zenci ablalarin vampirella tirnaklarini tarif ediyim :) Ben buraya ilk geldigimde o tirnaklardan korkmustum, yani mazallah bir munakasaya filan girsen ablalar aninda cizer-tirnaklar o derece guclu, kivrik, uzun ve de sivri :)

Bir de cilt maskelerine tek kelimeyle bayiliyorum-Yves rocher Almanya'da deli gibi bir indirim yapmisti gecen sene- gozum donmus bir vaziyette magazada ki tum maskeleri ben almisim. Oyle ki torunlarima yetecek kadar cok cilt maskesi var su anda evde. Sevdicege maske yapma fikrini hic aklima gelmemisti bak-iyi fikir aslinda-hrm maske stogu da erimis olur :)

Dr.cugum , zaten gencsin ,güzelsin ,ne olacak bunun sonu :D
Yakinda sana Üniversiteye hazirlik kursuna gidiyormusun diye soracaklar artik :)

Agustos ayinda ben de bir kacamak yapabilsem de Voltran´i olustursak süper olur valla:)

sevgiler,

TD

Biyocum gelsene wallaha benim balkona:))
çay da yaparım, kahve de.. ama fal bakamam haberin olsun:)
yazına da bayıldım ayrıca. allahtan benim kuaförüm de iyi bir adamcağiz, anlaşıyoruz güzel güzel buluştuğumuz zamanlarda:))
*
banu'cum,
ben erkekler için olan maskelerden bulmuştum, onu kullandık. tavsiye ederim dene bir, sonra öpmesi çok keyifli oluyor:))
*
TD'cim, tatlım kıymetlim,
zaten 30'dan yukarı çıkan olmuyor, en az da 28 diyen olmuştu yaşıma:) olsun, ben memnunum yaşımdan da başımdan da:)
Ağustos sonu uygundur, buralardayız, tahmin edeceğiniz üzere bekliyoruz:)

Merhaba,

Sessiz sedasız okumaya devam :) Konu güzellik olunca hele saç olunca birden kulaklarım dikildi. Yazında "Biyoform yaptırdım" yazmışsın.
Nedir o? Bilgi verirsen sevinirim. belki derdime deva olursun..

İyi haftasonları dilerim.

sevgili Ayşe,

benim saçlarım anlattığım üzere dümdüzdü.. sıfır dalga.. ama yıllar içinde saçımın kalitesi bir miktar bozuldu. düz saça fön gerekti ve ben kuaför olayına gıcığım:)

bu sebeple dalgalı kullanmak için kuaföre sorduğumda bu biyoform denen zımbırtıdan bahsetti. perma gibi, ama daha kısa sürede bitiyor uygulaması ve bekleme süresi. saçlarını sarıp, köpük gibi bir ilaç sıkıyor. o ilaçla sanırım bir 15 dakika kadar bekliyorsun. saçlara daha az zarar veren, ama dalgalanmasını sağlayan bir şey. ben 7-8 ayda bir defa yaptırıyorum. bu 2. oldu gerçi. neredeyse 8 ayı geçti ama hala dalgalı saçlarım. böyle olunca da sabahları duştan sonra köpükleyip kurutuyorsun, hazır oluyorsun:)

umarım aradığın böyle bir cevaptı:)

sevgiler,

Merhaba,

Cevap için teşekkür ederim .

Merhaba

Makaleleriniz uzun zamandır takip ediyorum ve oldukça başarılısınız bu makalenizde gerçekten çok güzel bir makale olmuş.Çok teşekkür ederim devamını bekliyoruz :)

Merhaba

Makaleleriniz uzun zamandır takip ediyorum ve oldukça başarılısınız bu makalenizde gerçekten çok güzel bir makale olmuş.Çok teşekkür ederim devamını bekliyoruz :)

tesekkur ederim:)
arada yazacagim yine. bu aralar kisa bakim yapmak gerek:)

Verify your Comment

Previewing your Comment

This is only a preview. Your comment has not yet been posted.

Working...
Your comment could not be posted. Error type:
Your comment has been posted. Post another comment

The letters and numbers you entered did not match the image. Please try again.

As a final step before posting your comment, enter the letters and numbers you see in the image below. This prevents automated programs from posting comments.

Having trouble reading this image? View an alternate.

Working...

Post a comment

My Photo

~ "Blue" Notlar... ~

  • Tulips
  • ~Sufi Meşreplilerin 40 Kuralı~
    *On Dördüncü Kural* Hakk'ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. "Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir" diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?
  • ~Sufi Meşreplilerin 40 Kuralı~
    *Yirmi Sekizinci Kural* Geçmiş, zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. Ne geleceğimizi bilebilir, ne geçmişimizi değiştirebiliriz. Sufi daima şu an'ın hakikatini yaşar.
  • Laleler

~ArıYoRum, BuLuYoRuM~


  • Google

    WWW
    journeytoblue.com

~YeMeKOsFeR~


~ Okuduklarım, Elimin Altındakiler ~

  • Avucumdaki Dünya - Ellen MacArthur -
    Yelken sporuna küçüklüğünde vurulan ve 23 yaşında Dünya'nın en büyük organizasyonu Vendeé Globe'u 2.likle bitiren güçlü ve azimli bir kadının hikayesi. Tatilde okumak için daha iyisi olmazdı.
  • Kitaptürk.com | Maraz - Hande Altaylı - Remzi Kitabevi
    Ne yazık ki çok beğenmedim. Özellikle sonuna doğru olanlar bana anlamlı gelmedi çok. Bir otobüs yolculuğu ya da havalanında vakit geçireceksiniz okuyun, otherwise no need!
  • İki Yeşil Su Samuru-Buket Uzuner
    Çok hoşuma gitti. Kendimle, çocukluğum, genç kızlığımla, o zamanki hissiyatımla ilgili bir sürü flash backlar oldu okurken. Nilsu'da yer yer kendimi buldum!
  • AŞK
    Bir Pazar başlamıştım, bir Pazar bitirdim:) Beni ağlattı bu AŞK. Tam da ihtiyacım olan bir zamanda çok iyi geldi. Tekrar okuyacağım ve Şems'i Tebrizi'nin kurallarını çerçeveletip odama asacağım.
  • YOLDA
    Yolculuklarda yaşanılan ne enteresan hikayeler var:) Sevgili Buket Uzuner'in dilini ve kitaplarını çok severim. Bunu da sevdim, ama 7 hikaye içinde sadece bir tanesi benim çok hoşuma gitti. Yolculukta okunması tavsiye edilir:)

~ Son Dönem Seyrettim.. ~

  • Marley & Me (2008)
    Keyifli bir filmdi. Aniston ve Wilson iyi iş çıkarmışlar. Başroldeki harika köpek Marley de ne biçim rol kesiyordu öyle:) Gerçi öyle bir köpeğin olsun istemeyebilirsin, ama filmi izleyince "varsın olsun" diyebilirsin gibi. (Puanım:6,5/10)
  • Fast & Furious (2009)
    Bol aksiyonlu, diğer 3'ü gibi klasik bir Pazar sabahı filmiydi. (Puanım:5/10)
  • Two Lovers (2008)
    Çok karanlık bir çekim, film boyunca başrol oyuncusunun sıkıntısını hissettiriyor. Sonunu tahmin ettim her zamanki gibi. Oldukça tuhaf insanların, tuhaf bir hikayesiydi:) (Puanım:6/10)
  • Twilight (2008/I)
    Bu tarz filmleri cok siklikla seyretmemeye calisirim, ama o kadar israr gelmisti ki cevremden.. Muhtesem degildi, ama bazi sahnelerin gorselligi ve kurgusunu sevdim. (Puanim: 6/10)
  • Sharkwater (2006)
    Uzun zamandir seyretmek istedigim bir belgeseldi. Kopekbaliklari ve o buyulu denizalti dunyasina iliskin, kopekbaliklarinin nasil vahsice sadece yuzgecleri icin katledilip denize atildiklari ve buna karsi gelen aktivistlerin verdikleri cabalar izlenmeye deger. Sualti tutkunlarina ozellikle tavsiye edilir. (Puanim:8/10)
  • Evening (2007)
    Kadın karakterlerin hepsi de olağanüstüydü. Vanessa Redgrave, Claire Danes.. Görüntüler ve müzikler de öyle. O evde yaşamak istedim! Ölüm döşeğinde yaşlı annenin sayıkladığı bir isim, merak içinde 2 kadın, isim üzerinden geçmişe ve şimdiki zamana gidip gelen yaşlı kadın ve kocaman bir aşk hikayesi. (Puanım:6.5/10)
  • Seven Pounds (2008)
    Will Smith, "Pursuit of Happinesss" filminden sonra beni yine duygulandırdı oyunculuğuyla. İlk andan itibaren sizi içine çekip merak uyandıran bir konuya ve anlatıma sahip. Çok güzeldi. (Puanım:7,5/10)
  • Valkyrie (2008)
    Tom Cruise kesinlikle artık oyunculuğuna laf edilemeyecek bir aktör. Bu filmde de harikaydı. Film ilginçti, Hitler'e suikast girişiminde bulunan bir grup Alman Generalinin hikayesi ama tam sevemedim nedense.. (Puanım: 7/10)
  • The Wrestler (2008)
    Vallahi Sean Penn aday olmasaymış, kesinlikle bu ödül Mickey Rourke'un hakkıymış diyorum. (Brad Pitt hikaye oldu bu ikisinin yanında) Filmi de, hikayeyi de ve özellikle de Mickey Rourke'un oyunculuğunu da çok sevdim. Biraz benim için kanlı bir filmdi, ben dayanamıyorum bu kadarına bile. Kesinlikle seyredin diyorum. (Puanım:8.5/10)
  • The Day the Earth Stood Still (2008)
    Keanu Reeves nasıl oluyor da buluyor bu rolleri, üzerine cuk oturuyorlar:) Cumartesi kahvaltısı sırasında vaktimizi geçirmemize yardımcı oldu. (Puanım:5/10)

*

  • "Journey To Blue" JTB © 2005-2009 Her Hakkı Bizzat "DiLaRa ErDeM"e Aittir. * LüTFen AlınTılarıNIZda KayNak BelirTereK KişiSeL AnıLarA ve İnsAN EmeĞinE sAYGI DuyDuğuNUZu GöstEriniZ.
    Jtob

Creative Commons Attribution-ShareAlike 3.0 Unported