« * 450* | Main | ODTÜ Farkı: "ODTÜ Öğrencilerini Kazanma Projesi" »

June 11, 2008

Kaplumbağalara Özeniş!

Leylek

Enteresan bir başlık oldu farkındayım. Bir kaplumbağanın, insanlar tarafından özenilecek nesi olabilir acep diye düşünmektesiniz değil mi? Hemen söyleyeyim: Çoğumuzun çocukluğumuzdan beridir bildiğimiz bir gerçek: Evlerini sırtlarında taşır bu namussuzlar! Yani taşınmak falan nedir bilmezler.

Kıyafet ve ve bilimum eşyalar arasından işe yarayacak olanları kolilere özenle yerleştirmek, kalanları çöp poşetlerinde kapı önüne bırakmak..

Kitapları ayırmak, 10 yıl önce bitirilen bölüme ait halen saklanan notlar, sınav ve ödev kağıtlarından kurtulmak..

Her alış-verişten sonra atmaya kıyılamayıp bir şekilde senelerce! biriktirilen kağıt ve naylon poşetleri binbir küfür eşliğinde çöpe yollamak..

Koli bantlamak, çöp poşeti düğümlemek, elde bez sonra gelecek olan için evi temizlemek..

Evet bu ve benzeri tüm eylemlerden bir haberdir bu kaplumbağalar. Sebep? Çünkü evleri sırtlarındadır. Nereye giderlerse sadece sırtlarındakini sırtlarlar:) Bizim için öyle mi ama??

Değilmiş. Tecrübeyle sabitledim ey ahali!

15 yıl önce 1 büyük valizle geldiğim mavi-kutumdan, 15 yıl içerisinde biriktirdiğim eşyaların bir kısmı, kitaplar, CD ve DVD'ler, kıyafetlerim, bilimum fotoğraf, şaraplığım (Onsuz olmuyor görüyorsunuz:), mumluklarım, ve dahi hatırlamaya değer güzel an'(ı)lar'ımla beraber ayrılmış bulunmaktayım.

Artik "yeni" yuvamdayim. Yeni bir yolculuga ciktim. Masmavi olmasini arzu ettigim bir yolculuga:) Hizli oluyor biraz farkindayim.. Ama tahmin edebileceginiz uzere " I am so happy" diyoruz:) Gerisi bos!

Kahvalti1

Yeni yuvada guzel kahvaltilara devam.. Arkadaslari agarliyoruz sirasiyla.. Aysegul'um Sultan'im yukaridaki kahvaltinin misafiriydi mesela.. Hafta sonlari en sevdigimiz aktivite, gittikce rituelimsi bir boyut kazanmakta. Aman canim, sikayeti olan mi var? Boyle guzel sofradan kalkmak isteyen var mi? Olmuyor haliyle ve biz hafta sonlari sabahtan en az 2-3 saatimizi burada gecirmeye devam ediyoruz sohbetler, caylar-kahveler esliginde..

Kahvalti2

Hafta sonu Selcuk-Efes gezimiz guzel gecti. Sevgili atladi, ben Selcuk'u kesfe ciktim ilk gun. St. Jean Kilisesinin, kalesinin, muzesinin, Artemis Tapinagininin ve bilimum guzel seylerinin tadina vardim elde fotograf makinasi, tam "turist omer" modunda. Sonra otelde bulustuk ve super saglikli bir oglen yemegi yedik: Zeytinyagli barbunya, zeytinyagli borulce, yogurtlu semizotu ve coban salata esliginde biralari goturduk; e hava da sicakti, fazla secenegimiz yoktu:)

Aksamina yine Sirince yaptik. Bu defa hem fotograf makinasi yanimdaydi, hem arabamiz vardi. Dolayisiyla zeytinyagi ve sarap alis verisini hakkiyla yaptik gibi:) Ev yapimi kekikli zeytinyagi, Bogurtlen ve Seftali sarabi evimize misafir oldu. Seftali denendi, begenildi. Bana Belcika'da ictigim "Pecheresse" denen alkollu icecegi hatirlatti tad olarak. Gunbatiminda cok guzel gorunuyor Sirince.. Bir de gece modunda tripodsuz cekim yapabilsem!!

Sirince

Yazacak cok sey, paylasmak istedigim cok fotograf var. Bu hafta Sex & The City'e gidiyoruz kizlarla. Biraz ayakkabi ve birbirinden guzel kiyafetler esliginde kendimden geceyim diyorum. Malum, Sarah Jessica'nin ayagindakilerle ben ancak bacak bacak ustune atabilir ve dahi oturdugum koltuktan kalkamayabilirm:) Ama hayal kurmama kim engel? 

TrackBack

TrackBack URL for this entry:
http://www.typepad.com/services/trackback/6a00d8341c75c353ef00e5534b07318833

Listed below are links to weblogs that reference Kaplumbağalara Özeniş!:

Comments

Dilayra tebdili mekanda ferahlik vardir, yeni yuvan simdiden hayirli olsun ve yeni mutluluklarin habercisi olsun.

Kahvalti sofrasi harika gozukuyor, bak Istanbul'da olsaydin yaz tatilinde cat kapi gelir, zorla kendimi davet ettirirdim sofraniza, ama Ankara'ya degil ailem hicbir yere birakmaz herhalde ..

Hep boyle isil isil insanin icini ferahlatan haberlerini alir, hayatin keyfini "one life.." sozunu hakeden guzellikleri yasarsin sevdiceginle insallah.

Dilayra tebdili mekanda ferahlik vardir, yeni yuvan simdiden hayirli olsun ve yeni mutluluklarin habercisi olsun.

Kahvalti sofrasi harika gozukuyor, bak Istanbul'da olsaydin yaz tatilinde cat kapi gelir, zorla kendimi davet ettirirdim sofraniza, ama Ankara'ya degil ailem hicbir yere birakmaz herhalde ..

Hep boyle isil isil insanin icini ferahlatan haberlerini alir, hayatin keyfini "one life.." sozunu hakeden guzellikleri yasarsin sevdiceginle insallah.

dido'cum teşekkür ederim:)
darsısı sana olsun diyorum. ankara'ya yolun düşerse de mutlaka bekliyorum..

Dilaracım bir kaç zamandır yazdığın her şeyden bir başka mutluluk ışınları yayılıyor! Gülümsetiyorsun beni. Yeni yolculuğunun da sana kocaman mutluluklar getirmesini diliyorum! :)

ayşe'cim, umuyorum ki bu yolculuk çok uzun olsun..
hep gülümsetsin.. hep mutlu olalım..
ve tüm içtenliğimle, daha iyisini sen yakala emi:)

hayırlı olmasını diliyorum (olacak biliyorum:)...

benim memleketim çok güzel değil mi ama?? daha dur, bilmediğiniz yerleri ben göstericem size:)

başak'cım:)
sen öyle diyorsan bir bildiğin vardır diyorum bende:)
hadi ama, ne zaman gidiyoruz hep beraber.. bak temmuz'un ilk hafta sonu oradayız yine biz!

merhaba dilara
ne guzel bir anlatimin var,sanki ben de burdan yasamis kadar oldum..
fotograflari nasil buyuk yukluyebiliyorsun? denedigim ama bukadar buyuk olmuyor benimkiler..
sevgilermle
yagmur

Iste benim doktorcugum bu!
Kalbindeki güzellikler, yasadiklarina, anlatliklarina, fotograflarina öyle güzel yansiyor ki. Okudukca senin adina da mutlu oluyorum. Olumluluklarin, güzelliklerin seni ve hakedenleri hic terketmemesi dilegi ile,

uzaklardan, yakin bir dost :D
T:D

yağmur, teşekkür ederim.
fotoğrafların büyüklüğü konusunda ise.. ben landscape tarzı fotolarımı 640 x 450 pxs. şeklinde yüklüyorum. typepad'in içinde değişik alternatifler var. ben "custom" başlığı altında kendi istediğim bu boyutta yüklüyorum.
*
TD'cim:))
biliyorum gerçekten mutlu olduğunu. henüz yüz yüze tanışmadığım, ama sözüne güvendiğim bir arkadaş oldun bana. amin demek istiyorum o güzel son dileklerine:))

bu resimleri nasıl çekiyorsun böyle arkadaşım.nefisler.harikalar.muhteşemler.Fotoğraf kurslarının çok masraflı olduğunu duydum.Bütçem uygun olsa gitmek isterdim.Yarı profesyonel bir makine aldım ama makine almakla bitmiyor tabiki.bir gün bende böyle resimler çekermiyim acaba? sevgilerimle...elmalikurabiye.blogspot.com

sevgili Nuray, teşekkür ederim:)
kursa gidemiyorsan bir sürü fooğrafçılık sitesi var internette. google'dan temel fotoğraf bilgileri dersen karşına çıkar. onları okuyarak ve makinanda uygulayarak doğru pozlamayı öğrenmen mümkün. sevgiler,

Verify your Comment

Previewing your Comment

This is only a preview. Your comment has not yet been posted.

Working...
Your comment could not be posted. Error type:
Your comment has been posted. Post another comment

The letters and numbers you entered did not match the image. Please try again.

As a final step before posting your comment, enter the letters and numbers you see in the image below. This prevents automated programs from posting comments.

Having trouble reading this image? View an alternate.

Working...

Post a comment

My Photo

~ "Blue" Notlar... ~

  • Tulips
  • ~Sufi Meşreplilerin 40 Kuralı~
    *Onuncu Kural* Ne yöne gidersen git, -Doğu, Batı, Kuzey ya da Güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.
  • ~Sufi Meşreplilerin 40 Kuralı~
    *On Yedinci Kural* "Esas kirlilik dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir."
  • Laleler

~ArıYoRum, BuLuYoRuM~


  • Google

    WWW
    journeytoblue.com

~YeMeKOsFeR~


~ Okuduklarım, Elimin Altındakiler ~

  • Kitaptürk.com | Maraz - Hande Altaylı - Remzi Kitabevi
    Ne yazık ki çok beğenmedim. Özellikle sonuna doğru olanlar bana anlamlı gelmedi çok. Bir otobüs yolculuğu ya da havalanında vakit geçireceksiniz okuyun, otherwise no need!
  • İki Yeşil Su Samuru-Buket Uzuner
    Çok hoşuma gitti. Kendimle, çocukluğum, genç kızlığımla, o zamanki hissiyatımla ilgili bir sürü flash backlar oldu okurken. Nilsu'da yer yer kendimi buldum!
  • AŞK
    Bir Pazar başlamıştım, bir Pazar bitirdim:) Beni ağlattı bu AŞK. Tam da ihtiyacım olan bir zamanda çok iyi geldi. Tekrar okuyacağım ve Şems'i Tebrizi'nin kurallarını çerçeveletip odama asacağım.
  • YOLDA
    Yolculuklarda yaşanılan ne enteresan hikayeler var:) Sevgili Buket Uzuner'in dilini ve kitaplarını çok severim. Bunu da sevdim, ama 7 hikaye içinde sadece bir tanesi benim çok hoşuma gitti. Yolculukta okunması tavsiye edilir:)
  • GECEYARISI ÖYKÜLERİ
    Okudum. Bana dokunan, hüzünlendiren, düşündüren; ya da sadece iyi gelen bir sürü sayfası var:)

~ Son Dönem Seyrettim.. ~

  • Marley & Me (2008)
    Keyifli bir filmdi. Aniston ve Wilson iyi iş çıkarmışlar. Başroldeki harika köpek Marley de ne biçim rol kesiyordu öyle:) Gerçi öyle bir köpeğin olsun istemeyebilirsin, ama filmi izleyince "varsın olsun" diyebilirsin gibi. (Puanım:6,5/10)
  • Fast & Furious (2009)
    Bol aksiyonlu, diğer 3'ü gibi klasik bir Pazar sabahı filmiydi. (Puanım:5/10)
  • Two Lovers (2008)
    Çok karanlık bir çekim, film boyunca başrol oyuncusunun sıkıntısını hissettiriyor. Sonunu tahmin ettim her zamanki gibi. Oldukça tuhaf insanların, tuhaf bir hikayesiydi:) (Puanım:6/10)
  • Twilight (2008/I)
    Bu tarz filmleri cok siklikla seyretmemeye calisirim, ama o kadar israr gelmisti ki cevremden.. Muhtesem degildi, ama bazi sahnelerin gorselligi ve kurgusunu sevdim. (Puanim: 6/10)
  • Sharkwater (2006)
    Uzun zamandir seyretmek istedigim bir belgeseldi. Kopekbaliklari ve o buyulu denizalti dunyasina iliskin, kopekbaliklarinin nasil vahsice sadece yuzgecleri icin katledilip denize atildiklari ve buna karsi gelen aktivistlerin verdikleri cabalar izlenmeye deger. Sualti tutkunlarina ozellikle tavsiye edilir. (Puanim:8/10)
  • Evening (2007)
    Kadın karakterlerin hepsi de olağanüstüydü. Vanessa Redgrave, Claire Danes.. Görüntüler ve müzikler de öyle. O evde yaşamak istedim! Ölüm döşeğinde yaşlı annenin sayıkladığı bir isim, merak içinde 2 kadın, isim üzerinden geçmişe ve şimdiki zamana gidip gelen yaşlı kadın ve kocaman bir aşk hikayesi. (Puanım:6.5/10)
  • Seven Pounds (2008)
    Will Smith, "Pursuit of Happinesss" filminden sonra beni yine duygulandırdı oyunculuğuyla. İlk andan itibaren sizi içine çekip merak uyandıran bir konuya ve anlatıma sahip. Çok güzeldi. (Puanım:7,5/10)
  • Valkyrie (2008)
    Tom Cruise kesinlikle artık oyunculuğuna laf edilemeyecek bir aktör. Bu filmde de harikaydı. Film ilginçti, Hitler'e suikast girişiminde bulunan bir grup Alman Generalinin hikayesi ama tam sevemedim nedense.. (Puanım: 7/10)
  • The Wrestler (2008)
    Vallahi Sean Penn aday olmasaymış, kesinlikle bu ödül Mickey Rourke'un hakkıymış diyorum. (Brad Pitt hikaye oldu bu ikisinin yanında) Filmi de, hikayeyi de ve özellikle de Mickey Rourke'un oyunculuğunu da çok sevdim. Biraz benim için kanlı bir filmdi, ben dayanamıyorum bu kadarına bile. Kesinlikle seyredin diyorum. (Puanım:8.5/10)
  • The Day the Earth Stood Still (2008)
    Keanu Reeves nasıl oluyor da buluyor bu rolleri, üzerine cuk oturuyorlar:) Cumartesi kahvaltısı sırasında vaktimizi geçirmemize yardımcı oldu. (Puanım:5/10)

*

  • "Journey To Blue" JTB © 2005-2009 Her Hakkı Bizzat "DiLaRa ErDeM"e Aittir. * LüTFen AlınTılarıNIZda KayNak BelirTereK KişiSeL AnıLarA ve İnsAN EmeĞinE sAYGI DuyDuğuNUZu GöstEriniZ.
    Jtob

Creative Commons Attribution-ShareAlike 3.0 Unported