My Photo

**


~ "Blue" Notlar... ~

  • Kırmızı
     
  • "For in the end, freedom is a personal and lonely battle; and one faces down fears of today so that those of tomorrow might be engaged." by Alice Walker
  • "If you don't like something, change it. If you can't change it, change your attitude. Don't complain." ~ by Maya Angelou
  • "When you make a world tolerable for yourself, you make a world tolerable for others." ~ by Anais Nin

~ Şehir'den Haberler ~

  • ~Cinebonus PANORA~
    *Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay / The Twilight Saga: New Moon *Paristen Sevgilerle / From Paris with Love *Sex And The City 2

~ArıYoRum, BuLuYoRuM~


  • Google

    WWW
    journeytoblue.com

~YeMeKOsFeR~


~ Okuduklarım, Elimin Altındakiler ~

  • Ölü Ruhlar Ormanı - Jean-Christophe Grangé
    Bu adamı severdim. Bu sebeple de çıkardığı tüm kitapları alıp, okuyup, kitaplığa diziyorum. Amma velakin başlarda ilginç gelen tarzı, cinayetleri, kurgusu kendini tekrarlamaya, klişeleşmeye başladı benim nezlimde. Velhasıl ben artık sadece iğrenti duyuyorum anlattığı cinayet sahnelerinden! Sadece bitirmeliyim diye devam ettim. Tavsiye eder miyim? Beklentiniz olmasın. Midenize de dikkat!
  • Savaş ve Barış - Lev Nikolayeviç Tolstoy - NTV Yayınları
    Klasiklerden okumadığım bir kitaptı. Orjinalini 1500 küsür sayfa yazmış Tolstoy. NTV Yayınlarından çıkan bu kitap gerçi 105 sayfaydı, ama hiç yoktan iyi oldu diye düşünüyorum. Bir gün orjinalini de okumak kısmet olsun umarım.
  • Bir Nefes Istanbul - Aret Vartanyan
    Cok begendim. Cok etkilendim. istanbul aski bir baska. Rum'u, Kurt'u, Turk'u, Ermeni'si hep birlikte, el birlikle neler yapabilirler? Kadinlar ve erkekler nasil etkilesir, neler yasarlar? Aslinda cogumuzun aklindan gecen ama bu kadar net ifade edemedigimiz bir suru sey daha. Bence begeneceksiniz. Aret Vartanyan'i tebrik ediyorum.
  • Serdar Özkan-Kayıp GÜL
    Beni cok etkiledi bu kitap. Bitirdigimde agliyordum! Diana ve Mary ikilemi bana tamamen kendimi hatirlatti! Artik bir seyler yapma zamanim gelipte geciyor dedim tamda! Kucuk Prens kitabimi okudum uzerine 1 saatte. Okuyun lutfen. Ben de gul yetistirebilmeyi, onu basimin taci yapabilmeyi hayal ederdi m her zaman..
  • Muz Sesleri - Ece Temelkuran
    Ece Temelkuran'ın alıştığımız anlatım dilinden farklı bu romanda kullandığı dil. Biraz zor. Biraz kesik kesik. Çoğu zaman full konsantrasyon istiyor. Ben birkaç defa dönüp cümleleri baştan okudum mesela. Muzların sesleri olduğunu, Beyrut'u, yoksul aşkını öğrendim:) Ben beğendim.

~ Son Dönem Seyrettim.. ~

  • New Moon (2009)
    Ben ilk filmden bir miktar etkilenmiştim, özellikle de soundtrack müthişti bence. Görsellik bazı sahnelerde etkileyici idi falan.. Ama bu film için söyleyebileceğim tek şey Bella'nın duru güzelliği. O kız gerçek hayatta pek o kadar da matah görünmüyor, ama filmde su gibi, bayıldım. Jacob'ın abartılan vücudunda da ben bir şey bulamadım açıkçası. Konu desen yavan. Olmadı bana, dar geldi pek bu serinin bu filmi. (Puanım: 4/10)
  • Bride Wars (2009)
    Anne'in güzel ve kocaman gözleri dışında bu filmi de tutamadım ne yazık ki. Vera Wang gelinliğe ise bayıldım:) Hani anca böyle seyahatte falan vakit geçsin için izlenir. (Puanım: 3/10)
  • Prince of Persia: The Sands of Time (2010)
    Hoş vakit geçirten, bol aksiyonlu, tam da "sinemada izlenecek" bir film olmuş. Bana biraz Mumya serisini hatırlattı. Ben keyifli bir Pazar akşamı geçirdim sayesinde. (Puanım: 6,5/10)
  • August Rush (2007)
    Çok müthiş bir filmdi benim için. Ağlıyordum son sahnede. Çocuk oyuncuya, Freddie Highmore'a taptım. Yüzünde tüm duyguları fazlasıyla görebiliyorsunuz. Müzikler harika. İçinde sihir var bu filmin. Çok keyifle, beğenerek izleyeceğinizi tahmin ediyorum. Ve kesinlikle tavsiye ediyorum. (Puanım:8.5/10)
  • Hitman (2007/I)
    Otobüste seyrettim. Tetikçiyi oynayan aktör Timothy Olypanth hem çok karizmatik, hem de çok hoştu. Bir bilgisayar oyununun filme çekilmiş versiyonuymuş. Otobüs yolculuğunda vakit geçirmeme neden oldu. (Puanım: 5/10)
  • Wimbledon (2004)
    Sevdim ben. Tenis maçlarının üzerine seyredince daha hoş gelmiş de olabilir tabi. Kristen Dunst değil, ama Paul Bettany kesinlikle tenisi iyi oynuyor. Hatun film için ders almış:) (Puanım: 5/10)
  • Made of Honor (2008)
    Pazar gecesi ikinci eğlencelikli filmimiz de yine romantik-komedi kategorisindeki bu filmdi. Özellikle İskoçya görüntüleri hoştu. (Puanım:5/10)
  • The Proposal (2009/I)
    Sevimli bir Pazar gecesi filmi oldu bize. Ryan Reynolds ve Sandra Bullock başroldeydi. Alaska'da bir kısmı çekilen filmin buraya ait görüntüleri harikaydı. (Puanım:6/10)

*

  • "Journey To Blue" JTB © 2005-2010 Her Hakkı Bizzat "DiLaRa ErDeM"e Aittir. * LüTFen AlınTılarıNIZda KayNak BelirTereK KişiSeL AnıLarA, YaşanMışlıKLara ve BireYsEL EmeĞe sAYGI DuyDuğuNUZu GöstEriniZ.
    Jtob
Creative Commons Attribution-ShareAlike 3.0 Unported

« Bahar Geldi Benim Şehre.. | Main | ~ Dinleyin Derim ~ »

March 17, 2009

TrackBack

TrackBack URL for this entry:
http://www.typepad.com/services/trackback/6a00d8341c75c353ef0112797022da28a4

Listed below are links to weblogs that reference Bir Yazı Okudum!:

Comments

Yerel yönetimler için, yönetici olarak gelecek adayların önce "insan" konusuna iyi çalışmaları gerekli , sonra insanları dinlemeli, şehirde yürümeli, nefes almalı, şehrin en sevdiği ve en sevmediği yerlerini belirlemeli, toplu taşıma önem vermeli, ceza yaptırımlarını uygulamalı ve şeffaf olmalı, Ankara'nın üst ve alt geçitlerden oluşmadığını oluşamayacağını çok iyi bilmesi gerekir, acil olarak çok fazla parka ve doğal ferahlama alanlarına ihtiyacı olması gerektiğini bilmesi gerekir falan filan...:)

Dilara'cığım, ne güzel yazmışsın geçen gün bende bir taksiye bindim hemde yollarda kar varken 70-80 km hızla gittik, sonunda dayanamadım ve benim hiç bir yere acelem yok, sakince gidebiliriz dedim, taksi şöförü aynadan baktı bende gülümsedim ve sakince yolumuza devam ettik...

Kısacası şehir plancısı olması, şehirden anlaması, bilime inanıp, dinlemesi ve iyi bir ekip ile gelmesi gerekir, yani belediye meclis üyeliğide çok önemli bir konu bana göre...Eğer bu dileklerin azı bile olsa Ankara'da harika bir şehir olur, örneğin Eskişehir, yıllar sonra Eskişehire gittiğimde inanamamıştım..

güzel bir hafta olsun ve umarım Ankaralılar için en güzeli olur....

Not: çok uzun yazmışım affet, optum:)

zynepcim ne güzel yazmışsın.
hepimizin yurt dışına çıktığımızda ilk ayılıp bayıldığı şey bu olmuyor mu zaten? mis gibi kocaman parklar, bahçeler.
burada da hep dediğim gibi "damat mendili" kadar kalan parklardan da yol geçirmeye çalışıyorlardı bir zamanlar. (Bkn. Kuğulu Parkımı Rahat Bırakın isimli postum!)
Eskişehir'i bende çok merak ediyorum. Tebrik etmek lazım belediye başkanını.

dileğine ise amin diyorum güzel arkadaşım,
sevgiler..

Barga konusunda tek kelime etmiyorum...
Hele Toskana Bölgesi ile ilgili birşey ağzımdan çıkmayacak...
Yaşayan ama ne yaşadığını bilen bir şehir isterdim. Hekim Tunç Bey'e ben de sevgilerimi gönderiyorum. Duymadığım dışardaki korna sesleri, şimdi kulağımın dibinde konser veriyor. Gitmek lazım oralara, tazelenip gelmek için...

Sevgili Ayşem,
senin de İtalya'ya böyle rüya gibi bir seyahatin olduğunu biliyorum:) sen söyleneceklerin çoğunu söylemiştin orada zaten, anladım ben:)
Tunç'a sevgilerini iletirim.
Bence de tazelenmek lazım. uzun oldu seyahate çıkmayalı, kaşınıyorum çok fena, çok fena...

Dilayram,
Hani derler ya süt nasılsa kaymağı da öyledir.
Toplumun genelinde mevcut olan hastalıklı ruh hali düzelmedikçe bu ülkenin ne yönetimi düzelir ne de belediyesi... Belediye başkanını seçmekten daha öte bir analiz benimki. Diyelim ki hasbelkader adamakıllı bir belediye başkanı seçildi, muhteşem bir ekip kurdu ve görevine başladı. Şehir oldu adeta bir çiçek. Amma velakin hasta ruhlu vatandaş çiçekleri yolar, kaldırım taşlarını söker, mazgalları çalar... Belediye yapar insanlar bozar. Yani kimi insanlar kendilerine saygı duymadıkları gibi şehre ve hemşehrilerine saygı duymaz. Velhasıl toplumsal bir rehabilitasyon olmadan -ki nerden baksan 3 nesil sürer bu rehabilitasyon, öyle ha diyince olmaz- bu gibi sorunlarımızın çözülmesini beklemek gerçekçi olmuyor. Sen-ben birey olarak sancısını çekip bu ülkeye akıllı evlatlar veremezsek, her sıkıntı yaşayan kaçıp gitmeyi hedefleyip meydanı hasta ruhlulara bırakırsa... O zaman rehabilitasyondan da bahsedemeyiz. Kişisel görüşler böyle...
Onun dışında, pozitif yazılarına bayılıyorum, şu kocaman halimle pek iyi geliyorlar bana. Bizim de minik mavişin gelmesine 6 hafta kaldı, hala evi adam edebilmiş değilim. İzne ayrılmadan pek bişiy halledemiycem sanırım. O yüzden hafif bir telaş var. Tatlı ve acaip bir telaş.

Kucak dolusu sevgilerimle.

Turkiye nin baskentinde bu sorunlar ve daha fazlasi varken; kim bilir diger sehirlerimizde ne sorunlar vardir?

sevgili kendi izini süren "kocaman" deli'm:))

öyle güzel yazmışsin ki, eklenecek birşey yok, çok haklısın.
umuyorum bebeğin bunlara maruz kalmaya devam ederek büyümez de, yavaş şehirler'den biri gibi daha sessiz, kornanın-gürültü ve pisliğin olmadığı, daha yeşil, daha organik bir ortamda hayatını sürdürebilir.
ben de heyecanla ve mutlulukla bekliyorum "mavi"ni:)

altınını takabilmeyi çok isterim. kocaman öperim, bir de kucaklarım:)

*

Sevgili Ebruli,
bir ton sorun vardır diye tahmin etmekteyim. biz Ankara'da pis sularla, iğrenç kokulu, sapsarı sularla banyo yapmaya çalışırken, memleketimin en uzak köşesinde bir kadın su için kuyuya ya da çeşmeye gitmeye mecbur hala:(

Merhaba,
Sizden sitenize yerleştirdiğiniz yemekosfer arama kutusu ile ilgili bir ricam olacak.
Fark ettiniz mi bilmiyorum ama son bir haftadır Cafe Fernando kapalıydı. Sitenin alt yapısında birtakım arızalar meydana geldi.
Bu arızanın sorumlusunun da Yemekosfer arama kutuları olduğunu yeni keşfetmiş bulunuyorum.
Sitenize yerleştirdiğiniz kodlarda ufak bir değişiklik yaptım.
Cafe Fernando'nun bundan sonra sorunsuz işleyebilmesi için eski kodların mümkün olan en kısa zamanda yenileriyle değiştirilmesi gerekiyor.
Yeni kodlara şu sayfadan ulaşabilirsiniz: http://cafefernando.com/yemekosfer/ekle.php
Vaktinizi aldığım için lütfen kusura bakmayın ama acil olarak uğrayıp sitenizdeki kodları yenilemeniz Cafe Fernando'nun sağlam işleyebilmesi için şart.
Şimdiden teşekkür ederim,
Cenk

sevgili cenk,
ben de günlerdir niçin giremiyorum sitene diye merak etmekteydim. kodları söylediğin şekilde değiştirdim. sağol:)

Verify your Comment

Previewing your Comment

This is only a preview. Your comment has not yet been posted.

Working...
Your comment could not be posted. Error type:
Your comment has been posted. Post another comment

The letters and numbers you entered did not match the image. Please try again.

As a final step before posting your comment, enter the letters and numbers you see in the image below. This prevents automated programs from posting comments.

Having trouble reading this image? View an alternate.

Working...

Post a comment