« Hey JUNE (Haziran)! | Main | Mektubumu Buldun Mu? »

June 01, 2009

TrackBack

TrackBack URL for this entry:
http://www.typepad.com/services/trackback/6a00d8341c75c353ef01156fc002e3970c

Listed below are links to weblogs that reference Armağan:

Comments

merhaba diloşum...
paylaşımın için çok teşekkürler :))
gerçekten de çok anlamlı.
herkesin bir parça da olsa ders alabileceği ve hayatındaki kişileri değer verdiklerimi bir kez daha hatırlattı bana ...:))
hayat kısa gerçekten...:(
güzel bir hafta diliyorum sevgiyle kal...başarılar bu arada :))

Dilara merhabalar,

"SON DERS" bana da geçen hafta geldi maille ve biraz hüzünlendirdi beni de. Hayatta en çok istediğim, ilke edindiğim şeyler bunlar ve amacım burada anlatılan görüşleri benimseyip, buna göre davranmak, hareket etmek. Kimi zaman beceriyorum :) kimi zaman çuvallıyorum :( Daha işin başındayım anlayacağın.
İyi haftalar, sevgiler
Gamze

Dilara merhaba,

Benim senden bir ricam olacak. Eski yazılarından anladığım kadarı ile KAŞ aşığı ve uzmanıymışsın :) Nerede kalıyorsunuz gittiğinizde, bana tavsiye edeceğin yer ismi var mıdır. Bu sene biz de Kaş düşünüyoruz, en son 8 sene önce gitmiştim Kaş'a. Mail adresime de gönderebilirsin istersen. (gamze.bildikdincer@citi.com)

Teşekürler ve sevgiler
Gamze

Dilaracım;
Hayat işte görüyosun neler yaşatıyor bizlere. "Blue Notlar" daki Can Yücel (Adamım) yazısına bayıldım ben.Haa deki yazılanların hangisini yaptın.Düşündümde ben hep tersini yaptım bu zamana kadar.Dağıldım ben, gelde içme anasını satim.....

Sevgili Dilara,
Şimdi okuldan sıkıntılı, bezgin geldim.Daha üstümü değiştirmeden bilgisayarı açtım ve bloğuma bişeyler yazmak için girdim.Ama birden vazgeçtim senin sitene girdim.Yazını okudum ve videoyu izledim.Sağol düşündürdüklerin ve hissettirdiklerin için.İyi geldin bana ...

sevgili okurlar:)
"hayat hiçte adil değil çoğu zaman" demiştim bir defasında..
kah kendimiz yaşıyoruz, kah birbirimizin yaşadıklarından dersler çıkarıyoruz.

ne olursa olsun unutmamamız gereken bazı önemli noktalar olduğunu düşünüyorum. mesela asla ve asla değerli ve önemli olduğumuz gerçeğini göz ardı etmememiz.

bu dünyada çok mutlu ve keyifli olacağımıza içten, yürekten inanarak yaşamamız.

seçme özgürlüğümüzün her zaman baki kalacağını bilerek; çevremizde enerjisinden keyif aldığımız, bilgeliğiyle bizi büyüten insanları yakınımızda, ve kötü enerji veren ve yüreğimizi daraltan insanları circleın dışında tutmamız.

benim bunlardan vazgeçmeye hiç niyetim yok. ama bazen sanırım başka şeylere o kadar kapılıyoruz ki, kendimizi ve önem verdiğimiz noktaları unutuveriyoruz. geçici körlük yaşıyoruz.

böyle arada birbirimize hatırlatalım olur mu? bir kadeh içeriz alevcim belki, belki de sadece yazarız.. anlayanlarla paylaşırız. anlamayanların da anlaması için zaman tanırız onlara, belki daha öncekiler bu zamanı onlara tanımamışlardır diyerekten!

Şekercim,
O belkiyi aradan kaldırsak diyorum:)

Armağan başlığı altında verdiğin bağlantıyı bana geldiğinde çok sarsıcı ve üreperten derecede saygı ve sevgi uyandırıcıydı. Çok kudretli, sağlam, vizyon sahibi ve merhametli bir kişiliği görmek insanın içini ısıtıyor. Çocuklarının seyrederkenki duygularını hayal bile edemiyorum. Ben babamı 20 yaşında aniden kaybettim. Tam arkadaş olmaya başladığımız ve evden hayat adımımı çıkarmak üzereyken. Maalesef onun çektiği bize ait 8 mm filmler dışında,ki onları da dijital ortama geçirmek için bir çanta dolusu makarayı elden geçirmek için bir türlü zaman ayıramadığımdan uzun süredir seyredemiyor ve dedesini hiç tanımamış oğluma seyrettiremiyorum, elimde böyle bir kayıt yok babama dair.Bu anlamda da çok imrendim.Blue Notların için de yazmak istedim. Sinead O'Connor hastasıydım bir ara. "I do not want what I haven't got" isimli şarkısını anımsattı bana Can Yücel seçimin.

Sevgili Alev,
yakındır, söz. Bekri'de hemde. şu finallerin bir hakkından geleyim, gör bak kimse eve sokamayacak beni.. Huuu, sevgili sen bile:))
*
Esen'cim,
baban için üzgünüm. ama o 8 mm için mutlaka vakit yarat derim. beklemek için hayat kısa! hatta umuyorum ki sizin de güzel oğluşunla videolarınız vardır. ben, eğer çocuk sahibi olursam her yaşına özel bir klip yapacağım bebeme inşallah:))

bu muydu o parça:)) hakkaten güzel sözler..


"I'm walking through the desert
and I am not frightened although it's hot
I have all that I requested
and I do not want what I haven't got

I have learned this from my mother
see how happy she has made me
I will take this road much further
though I know not where it takes me

I have water for my journey
I have no longer will I be hungry
for the bread of life is mine

I saw a navy blue bird
flying way above the sea
I walked on + I learned later
that this navy blue bird was me

I returned a paler blue bird
and this is the advice they gave me
"you must not try to be too pure
you must fly closer to the sea"

so I'm walking through the desert
and I am not frightened although it's hot
I have all that I requested
and I do not want what I haven't got"

Aynen bu şarkıydı...:)

Verify your Comment

Previewing your Comment

This is only a preview. Your comment has not yet been posted.

Working...
Your comment could not be posted. Error type:
Your comment has been posted. Post another comment

The letters and numbers you entered did not match the image. Please try again.

As a final step before posting your comment, enter the letters and numbers you see in the image below. This prevents automated programs from posting comments.

Having trouble reading this image? View an alternate.

Working...

Post a comment

My Photo

~ "Blue" Notlar... ~

  • "I've learned that no matter what happens, or how bad it seems today, life does go on, and it will be better tomorrow. I've learned that you can tell a lot about a person by the way he/she handles these three things: a rainy day, lost luggage, and tangled Christmas tree lights. I've learned that regardless of your relationship with your parents, you'll miss them when they're gone from your life. I've learned that making a "living" is not the same thing as making a "life." I've learned that life sometimes gives you a second chance. I've learned that you shouldn't go through life with a catcher's mitt on both hands; you need to be able to throw something back. I've learned that whenever I decide something with an open heart, I usually make the right decision. I've learned that even when I have pains, I don't have to be one. I've learned that every day you should reach out and touch someone. People love a warm hug, or just a friendly pat on the back. I've learned that I still have a lot to learn. I've learned that people will forget what you said, people will forget what you did, but people will never forget how you made them feel." ~ Maya Angelou
  • ~Beğendim~
    "Never explain yourself to anyone. Because the person who like you does not need it, and the person who dislike you won't believe it."
  • Dark-fairy-white-moon
     



~ArıYoRum, BuLuYoRuM~


  • Google

    WWW
    journeytoblue.com

~YeMeKOsFeR~


~ Okuduklarım, Elimin Altındakiler ~

  • Kazanan Yalnızdır - Paulo Coelho
    Henuz basladim. Tum kitaplarini okudugum bir yazar oldugu icin bu kitabi da alip listeye eklemistim.
  • Mucizevi Mandarin - Aslı Erdoğan
    6 bölüm ve iki hikayeden oluşan kitap, okuduğum ilk Aslı Erdoğan kitabıydı. Çok yoğun hisler bıraktı bende. Çok zekice derlenmiş cümleler, özellikle aşkın anlatıldığı tariflerin yoğunluğu içinde bulunduğum ruh hali sebebiyle de beni mahvetti. Kesinlikle tek okumalık bir kitap değil yalnız. Başucu!
  • Koloni - Jean-Christophe Grange
    "Klasik" bir Grange romanı. Cinayet-Kan-Din ve Tarikat dörtgenine bu defa dahil edilenler çocuklar! Kahramanlarımız biri yaşlı, emekli diğeri genç, serseri 2 polis. Biraz Kızıl Nehirlervari:) Hastayken 3 günde okuyup bitirdim. Aman aman değildi ne yazık ki. Bu adamın kurgulama biçimi beni cezbediyor.
  • Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi - Ayfer Tunç
    Karadeniz'de bir kent. Denize sırtı dönük, o sırtta bir tane bile pencere olmayan bir "Deliler Evi"-Akıl Hastanesi. Ve oradaki tek tek her bir insanın geçmişinden bugüne, ve birbirleriyle hikayesi. Siyasal ve toplumsal değişikliklerin bu insanlarda bıraktığı izler. Eğlencelikli, gittikçe çoğalan tek bölümlük bir ağır roman:) Ben çok beğendim.
  • Beyaz Kaplan - Aravind Adiga - Pegasus Yayıncılık
    Yazarın ilk kitabı ve çok prestijli bir ödül kazandırmış ona. Hintli gazetecinin anlatımı oldukça alaycı, eleştirel ve Hindistan'daki ahlaki karmaşayı çok güzel vurgulamış. Ben beğendim. Tavsiye de ederim:)

~ Son Dönem Seyrettim.. ~

  • It's Complicated (2009)
    Eglenceli bir filmdi. Filmdeki damat karakterine bayildim:) Merly Streep ise her zamanki gibi muhtesemdi! (Puanim: 6/10)
  • The Road (2009)
    Biraz depresif ve karanlik bir filmdi. Sonu gelmis bir Amerika. Her yer yaniyor, devamli yagmur ve kar; soguyan bir hava. Bir yolda bir baba ve oglu hayatta kalma mucadelesi veriyorlar. (Puanim 5/10)
  • Sherlock Holmes (2009)
    Begendim, keyifle izledim. O zamanlarin gri Londra'si, aksiyonu, goruntuleri ve Robert Downey Jr. iyiydi bence. (Puanim: 7.5/10)
  • Soul Kitchen (2009)
    Heyecanla beklediğim filmdi: Müzikleri sevdim. Bir de "Soul Kitchen"ın bizzat kendisini:) Kocaman bir eski tahıl deposuydu!! Birol Ünel'i de sevdim. Biraz klişelerle doluydu film ama oyunculukları ve doğal akışı içinde beni sonunda esnetmemeyi başardı. Bir Türk'ün elinden çıkmış olması da ayrı bir keyif! (Puanım: 6,5/10)
  • Bolt (2008)
    Son dönemde izlediğim en keyifli animasyondu:) Artist köpek Bolt, sahibi ile birlikte macera filmlerinde oynuyor. Fakat tüm o olağanüstü güçlere gerçek hayatta da sahip olduğunu sanıyor. Bir gün setlerden sokağa çıkmak durumunda kalınca da başına gelmeyen kalmıyor. Bu yaratıkları bu kadar güzel çizmeseler ya, eridim bittim:) (Puanım:7.5/10)
  • Coco avant Chanel (2009)
    Coco Chanel'in Coco Chanel olmadan önceki hayatını anlatan film, beni bir miktar sıktı. Kabare sanatçısı olmaya takık, maskülen bir kadın. İlk şapka tasarımlarıyla adından söz ettirmeye başlıyor. Ben en çok sondaki defile sahnesine bittim. (Puanım:6/10)
  • Avatar (2009)
    Son donemde seyrettigim en fantastik, en epik, en guzel goruntuler iceren, en begendigim ve yonetmeni ve senaristi James Cameron'a saygi duydugum bir film oldu Avatar. Pandora'da yasamak istedim. 3 boyutlu seyrettigim ilk film olarak da benim tarihimde yerini aldi:) Mutlaka seyredilmesini salik verecegim, hem de vakit kaybetmeden. (Puanim: 10/10)
  • He's Just Not That Into You (2009)
    Oyuncularının neredeyse tümü ünlülerden oluşuyor. Hikaye klasik. Bir erkek şunu yapıyorsa, bunu demişse, başkasıyla yatıyorsa, seninle yatmıyorsa aslında şunu, bunu, ya da diğerini demek istemiştir üzerine kurulu. (Puanım:7/10)

*

  • "Journey To Blue" JTB © 2005-2010 Her Hakkı Bizzat "DiLaRa ErDeM"e Aittir. * LüTFen AlınTılarıNIZda KayNak BelirTereK KişiSeL AnıLarA, YaşanMışlıKLara ve BireYsEL EmeĞe sAYGI DuyDuğuNUZu GöstEriniZ.
    Jtob
Creative Commons Attribution-ShareAlike 3.0 Unported