7 Şubat 2012

Sabahları uyandığımda ilk yaptığım şey soluma dönmek.
Zira ben sağa kıvrılıp, yastığıma sarılarak uyumayı sevenlerdenim. Sola dönerim, çünkü soluma döndüğümde pencereden gökyüzünü, tam penceremizin sağından kadraja giren ağaçların dallarını ve sokak lambasını görebiliyorum. O pencereden gözüme giren ışıkla, gökyüzünün mavisi ya da karanlığıyla, bir yerden diğer tarafa salına salına taşınan bulutların şekliyle, dalların kuruluğu, rüzgarlı havalarda savruluşu ya da yemyeşil yapraklı haliyle ben, çeşit çeşit ruh hali içerisinden birini seçerek kalkarım yataktan.
Kendimde en sevdiğim yanlarımdan biridir: Hep mutlu, gülümseyerek kalkmak yataktan. Güne güzel ruh haliyle başlamak. Çünkü ben, kendimle ilgili şurada da yazdığım gibi “Her anımı keyifle geçirmek için …
Devamı…
31 Ocak 2012

Beni buradan takip edenler bu grup hakkında arada yazdığım yazılara rast gelmişlerdir muhakkak.
Anonim;
Ankaralıların, Atatürk Anadolu Liselilerin ve ODTÜlülerin muhakkak ismini duyduğu, bildiği, dinlediği,
Kah bahar şenliklerinde, kah müzik klüplerinde birlikte coştuğu,
Grup üyelerinin-yine Ankara’da oldukça tanınmış, sevilmiş; ünü Ankara’nın dışına taşmış- Jukebox, Commercial, Yes Please ve Mustafa Hadi Dedi gibi müzik gruplarının kurulmasına olanak tanıdığı,
Temel felsefeleri, sahnede önce kendilerinin eğlenmesi dolayısıyla da izleyicileri eğlendirmek olan bir müzik grubudur.
Yardımseverdirler. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği adına İstanbul ve Denizli’de ücretsiz konserler vermişlerdir.
60′lardan 70′lerden 80′lerden kaliteli Türkçe ve yabancı pop, rock, blues parçaları çalarlar.
Onlar bunu yaparlar. Bunu yıllardır …
Devamı…
16 Ocak 2012

B u a r a l a r;
* Sabahın köründe “spora gidiyorum” enerjisi ile uyanmak; bir gün squash, bir gün tenis,
* Kırmızı kahve makinasından çıkan kahvenin yanına her hafta değişik bir çeşit pişirdiğim keklerden 1 dilim,
* Mis gibi Rebul Mandarin kolonyası,
* Ardı ardına bitirdiğim kitaplar,
* İçmeyi azalttığım sigara,
* Haftada 2 güne düşürdüğüm alkol tüketimim,
* İçinde yok yok, tüm yeşil sebzelerden koyarak pişirdiğim kış çorbası,
* Gülen gözlü, güleç yüzlü bir adam,
* Penceresinde 2′li 3′lü gruplar halinde kediler uyuklayan sıcacık bir ev,
* Digitürk 438 numaralı Smooth Jazz kanalı
B e n i …
Devamı…
10 Ocak 2012

Ankara’dan taşınmadan bir süre önce bir etkinliğe davet edilmiştim. Sevgili arkadaşlarım ve blog yazarları Selim ve Banu ile birlikte bu etkinliğe birlikte icabet etmiştik. Teppanyaki Alaturka bizi, Ankara’da blog yazan bir grubu sırayla mekanını, yemeklerini açılıştan önce tanıtmak için davet ettiğinde Ocak ayı başlarında kapılarını resmen Ankaralılara açacağını söylemişti (Bu “sosyal medya” kullanımını içeren girişim, benim 6 yıllık blog hayatımda Ankara’da gördüğüm bir ilktir bu arada). Geçtiğimiz günlerde twitterdaki cıvıldaşmalara bakarak bu açılışın gerçekleştiğini ve insanların birer ikişer mekanla ve tattıklarıyla ilgili görüşlerini paylaşmakta olduğunu gördüm.
Teppanyaki kelimesini, Japonların “Ocak Başı” olarak nitelendirebiliriz sanıyorum ki. Sıcaklığı 250 dereceye kadar çıkan ocaklarda, …
Devamı…
28 Aralık 2011

Her yıl bitiminde 365 günün ardından yaşananları bize kattıklarıyla, götürdükleriyle değerlendirir, yeni gelen 365 gün için dileklerde bulunur; listeler yaparız “yapılacaklar, gidilecekler, öğrenilecekler” diyerekten.. Bir nevi “umarız” yılın başında ve sonrasında geçen 12 ayın ardından “ne bulduğumuza” bakarız. Buna da (yıl sonu) muhasebesi, hesabı, değerlendirmesi vs. gibi etiketler yapıştırırız.
Kişisel fikrim bu “yıl sonu” vs.lerinin yapılması gerekliliğinden yanadır. Zira bu değerlendirmeler ışığında mevcut durumu değerlendirip, güçlü ve zayıf yanları ortaya koyduktan; karşılaşabileceğimiz fırsatlar ve tehditleri de göz önünde bulundurarak hayatımızın önümüzdeki bir yılı için amaçlar belirler, hedefler koyarız. Ki biz buna iş hayatında “Stratejik Plan” yapmak deriz. Ki ben 10 …
Devamı…