3 Haziran 2011

…
Kalbim büyüse de büyümedi içimdeki çocuk..
… ama zamanla olgunlaştı Haziranlarım
Yeni gelenler sonbahara daha yakın şimdi…
Eski mektuplar ve sepya renkli fotoğraflarla dolu bir albümde hayatım… Haziran doğumlu…
Kulağımda bir şiir Hasan Hüseyin’den artakalan:
‘”Sokaktayım/gece leylak ve tomurcuk kokuyor/yaralı bir şahin olmuş yüreğimi uy anam anam…/Haziran’da ölmek zor”…
Lakin doğmak da zor Haziran’da…
Yaz kapıyı çalsa da;
… biliyoruz sonu hazan…
Yine de seviyorum seni…
Yarim Haziran..!
..
Can Dündar’ın pek sevdiğim, güzeller güzeli şiirinden heyecanla karşıladığımız Haziran ayına ithaf olsun.
En sevdiğim kısmıdır bu.
..
Haziran artık yazın ilk ayı değil, ilkbaharın son ayı haline geldi.
Bazı …
Devamı…
28 Şubat 2011

“Yol bulunmayan yerde dolaşın.
Kaybolmak gibi güzel bir armağan olamaz.

Bir yolun birçok ifade tarzı olduğunu fark edin:
yaratıcılığı aramak,
sezgiye teslim olmak,
bir ilişkinin izini sürmek.

Birini seçin
ve
bugün yolu olmayan yolda kaybolun.”

Çinli bilgeler ne güzel söylemişler..
Çok bunaldığımın farkındasınız değil mi? Ben de o çok bildiğim, bildiğimi düşündüğüm, hiç bilmediğim, hiç olmadığım, yürümediğim yollarda kaybolmak arzusu ile doluyum yine! Rüyalarımda bir sürü yerdeyim son zamanlarda. Fonu “mavi” rüyalarımın. Çok ilginç bu, aynı yukarıdaki fotoğraflardaki film efekti gibi arka fonu gecelerimin.. Bir de yine, ilginçtir, mavi fonu olan rüyalarımda ya dans ediyorum upuzun tülleri uçuşan giysimle, …
Devamı…
25 Ocak 2011

Saperavi Gürcülerin şarap yapımında kullandıkları en önemli üzüm cinsi. Kendisi ile tanış olmam, tam da sevgili dostum Natalie ile tanışmama denk gelir. Her yıl 2-3 şişe ya getirir, ya da getirtir tanıdıkları vasıtasıyla benim için Nato bu üzümden yapılma şaraptan. Son getirttiği az önce tükendi. Yanına ıspanaklı fırın makarna yaptım, afiyet oldu:) Ne kadar sevdiğimi bir defa daha hatırladımdı, başlık ona ithafen!
Uzundur yemek yapmıyordum. Artık akşamları meditasyon saham olan mutfağıma yönelmem ve leziz yemekler ortaya çıkarmamam için bir sebep kalmadı!
~
3.5 aylık yoğun çalışma temposu sonrası tam 2 hafta süren sabah 08:00 akşam sınırsız mesaimiz bir son buldu …
Devamı…
1 Kasım 2010

“Merhaba Sevgili Kasım,
Geçtiğimiz yıl seninle birlikte geçirdiğim ilk geceyi hatırlıyorum. Nasıl da üzgün, ama bir o kadar rahatlamış; nasıl da yalnız, ve bir o kadar zayıflamıştım.
O gece Tanrıma ettiğim duanın her yerinde “Teşekkür Ederim” kelimeleri vardı. Hem ağlıyor, hem de teşekkür ediyordum. “Deli misin nesin?” dedin bana hani. Öyle bakıp bakıp anlamsızca bana, nasıl olacak da yürüyeceğiz bu kadınla başka başka yollarda diye düşünüp durmuştun hani. Gözlerimin ta içine bakmıştın. “Sus allah aşkına, ağlama artık” demiştin. Dinledim sözünü biliyorsun, ama ağlamaktan vazgeçmem birkaç ayımı aldı, sadece sen göremedindi:)
Beni inançlı kalmaya devam ettiren şu sözleri hatırlatmak istiyorum sana:…
Devamı…
28 Eylül 2010

“The conscious brain can only hold one thought at a time. Choose a positive thought.
“Türkçe meali; “Bilinçli beyin tek seferde bir düşünce tutabilir. Olumlu bir düşünce seçin.”
Geçtiğimiz haftadan beridir her gün sabah tekrarladığım mantra oldu artık kendisi: Olumlu bir-tek-şey düşün Dilara. Ona o-dak-lan!
Ofiste günler çılgınlar gibi geçiyor. Önümüzde, şu an için görünen 4 aylık bir süre ve okunup uygulandığından emin olmamız gereken 293 sayfalık kocaman bir standart beklemekte. Baştan olumsuz düşünmenin, düşünceyi sınırlamanın-ket vurmanın, şikayet etmenin bana, sana ve köşedeki bakkala bir faydası olmadığını biliyorum artık. Bu sebeple arada her ne kadar kantarın topuzu kaçıyor gibi olsa …
Devamı…